Sevgiyi teraziye koyup tarttık ya bir gün,
İşte her şeyi yitirdiğimiz gün o gün,
Olur mu be gülüm?
Sevgi edilir mi mukayese?
Ne koyduk da ağır bastı öteki kefeye?
Ağır basanlar ne hale koydu seni, bir gör,
Sevilmek özeldir,
Herkes sevilmek ister,
Lakin sevmek ayrı güzeldir.
Fedakarlık ister.
O kadar saf ve temizdir ki,
Ah be şipşak abim, ahhh,
Nasıl özlüyorum bir bilsen,
Sana geldiğim o günü.
Çünkü bu hayatta bir tek sen,
Gülmemi istemiştin benden,
Hatta olmadı deyip birkaç kez,
Hiçbir şey sonsuza dek sürmez,
Gün gelir, taş bile zamana yenik düşer.
Bugün bana eksik ya da kısa gelen,
Yarın, senin avuçlarından kayar gider.
Aradıktan sonra, mükemmelde kusur olur,
Bu defa çok başka,
Ne içimi dökmeye geldim,
Nede yıldızlarını saymaya,
Ayın umurumda değil,
Ayazın ise üşütmez tenimi,
Karaların korkutmaz,
Ben seni hiç sevemedim dünya,
Yalancı baharların senin olsun,
Bir kez olsun içten gülemedim.
Zevki sefaların sende kalsın.
Vallahi yalan üstüne kurulusun,
Bu geceyi yine zor sabah eyledim,
Acılara bürünmüş özleminle iç çekerek,
Karanlıkta umutsuzluğuma ağladım,
Unutulmuşluğuma gözyaşı dökerek,
Hep mi gecenin karanlığında düşersin aklıma?
Sonbahar dayandı kapıya,
Fısıldar hüzün şarkılarını.
Gökyüzü buğulanmış,
Huzur veren mavi elbisesini çıkarmış,
Ve sıcacık üfleyen nefesini terk etmiş.
Grileşen parça desenli şalı,
Sus gönlüm,
Yeter ettiğin lafazanlık,
Yeter verdiğin acı.
Hep bir tutarsız hallerdesin,
Bir öyle, bir böylesin,
Sus ki, azıcık ciğerlerim nefeslensin,
Çok şey söylemek istersin de,
Boğazında düğümlenir kelimeler.
Dilin çarpar istemsizce yüreğine,
Yüzüne vurur, çıkmayan lekeler.
Yüce gönül, etmez olur beş para,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!