Kümesinde kaz-ı dururken,
Tavuğunda gözü olana,
Değirmeni dönerken,
Oluğunda gözü olana,
Allah Muhtaç Etmesin.
Allah’sız değilim, benimde inandığım bir Allah’ım var,
Ama sizin inandığınız ile aynı olmadığına yemin ederim.
Bilmem el açtığınız, secde ettiğiniz ne düşünür ne yapar,
Benim Allah’ım beni sever, bende Allah’ımı severim.
Bir kul uğruna gereksiz gereksiz yer gök yaratmaz,
Pavyon da değil, bar da değiliz,
Başkentte hayatın kendisiyiz.
Dert düşmanı, neşe delisiyiz,
Yanıyor Ankara geceleri.
Sincan dan yola çıktı şarkımız,
Şifa bulmaz sevda yarası,
Göze alabilirsen gel sev beni,
Söyle bana kanayan neresi,
Yaraların benimle aynı yerde mi?
Aşkta kural koyulmaz,
Düşünce illet bedenine,
Bedenine bir bak hele,
Rastlamadıysan nedenine,
Nedeni fikrindir, yüreğine bir bak hele.
Nankör eli tepiyor diye,
Ey can! herşey kader defterine yazılmaz,
Kader de gayrete aşık olsun diye.
Un tozu ile çorba yapılır, çizgi çizilmez.
Can taşıyan her canlı, bir kaşık alsın diye.
Ey can! can nedir önce canı bileceksin.
Yalnız kal bu gece.
Gece yarısı ve hatta tüm konu komşu uyuduktan sonra.
Yeniden aç gözlerini hayata.
Dış seslerin baskısı olmadan
Gönlüne danış isteklerini.
Çekildiğin odanda,
Allah’ın bildiğini,
Kuldan saklıyorsun.
Ziyan oluyor ömrümüz,
Daha ne bekliyorsun?
Çare olmaz derdine,
Herşeyin bir zamanı var,
Günü gelecek elbet.
Tam ölümsüzmüşüm dediğinde,
İşte o zaman kopacak kıyamet.
Oyun zamanı elbette oyun,
Etme şeytan, çekil kulağımın dibinden,
Artık beni, sen bile kandıramazsın,
Senin fısıltını da çok dinlemiştim önceden,
Kulak zarıma yapışıp, ezan okusan duyuramazsın.
Her yanımı hazırlamışım büyük savaşa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!