Hani yalnızlık şarkısı radyoda çalar ya,
Hani gecenin ıssızlığı tenini sarar ya,
Bir sünger çeker, tüm yalnızlıkların üstüne,
Gülüşün cihanı aleme yeter manolya,
Çok mu erken geldim, bilemem ya,
Saklıyor insanlar gözyaşlarını,
Lanet bir gurur esir almış ruhlarını,
Farkındalar kaybetmişler düşlerini,
Vallahi Memleket içine içine ağlıyor.
Üç beş cılız ses çıkıyor olsa da,
Dur demem dönen sevda kuşuna,
Göklerden düş, gel kon dalıma.
Yola çıkıp ardıma düşene,
Zehir olsa dolan derim dilime.
O nehir debisi gözlerin,
Geceler mi beni yalnızlığıma sürükleyen,
Yalnızlığım mıdır beni gecelerin koynuna iten?
Penceremin kenarında yol gözlediğim sokaklar,
Islak Nisan gecelerinde benden adım bekleyen.
Issız kalmasın dedim kaldırımlar, bir bende olsam,
Dipsiz karanlık kör kuyulardasın,
Ne kadar seslensen duyan mı var?
Bürünmüşsün en acı zehirlere akarsın.
Ağzında dil yerine akrep/çiyan mı var?
Bataklık olmuşsun kurumaz hamurun,
Severek, sayarak bahtiyar olmak var,
Söverek, soyarak ihtiyar olmak var,
Boncuk oldum, boyundayım deme,
Bilekte, parmakta 24 ayar olmak var.
Pas ile ovulmaz, küf ile yıkanmaz gönül,
Bak geçip gidiyor ömür,
Bırak kaprisi, hakir görmeyi,
Hangi güzellik baki kalır,
Ölümde var gülüm, ölümde var.
Et ile kemiktensin, buruşacaksın,
Seni gördükten sonra gözlerim, dağlansa da olur,
Ellerini tuttuktan sonra ellerim, bağlansa da olur,
Sana yük olmaz, sevdamı taşırım ben yüreğimde,
Gönlüm şikayet etmez ama ara sıra söylense de olur.
Seni öptükten sonra, dudaklarım mühürlense de olur,
Özlemek nedir iyi bilirim.
Koskoca evrende,
Başka hiçbir şey yoktur senin için.
Gecen, ayın, gündüzün, güneşin, denizin,
Tek bir şahsiyette toplanmıştır.
Örneğin;
Ne çekti isem, keşkeler elinden,
Bir daha düşmek istemedim, sırtüstü,
Seslendim uçurumun başından,
Gel beni yakala diye suçüstü,
Ramak kala gelip tuttu elimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!