Eylem ve emeği yok sayan kendi ölçüsünü kaptırır, ıskalar. Başkasının ölçüsünün bir yan olayı olarak kalmaya, bir kurban olmaya mahkumdur. (Hans Christian Andersen-Gölge)
Tarih bir sınıflar mücadelesidir. Güçler arası bir mücadeledir. Dolayısıyla tarih dersi fizik dersine benzemez. Fizikte e=m.c2 iken, matematikte 2.2=4 iken tarihte , psikolojide, sosyolojide öyle olmaz. Çünkü işin içine insan, işin içine sınıflar, işin içine ekonomik çıkarlar girer. Dolayısıyla tarih fotoğraf çekilebilen bir bilim dalı değildir. Tarih ile ancak resim yapılabilir.
Geçmişte bazı güçler, bazı ülkeleri, bazı halkları işgal ettiler fakat tarih yazıcıları bize bunu muhtemelen başka türlü anlattılar. Bu olayları bir tür hidayete erdirme, fethetme, daha iyi bir şekle sokma şeklinde anlattılar. Günümüzde dahi tarih yazıcıları kendi egemenlerinin çıkarı doğrultusunda subjektif tarih yazmaktadırlar. Ne yazık ki eleştirel tarih bile tarihçinin kendi değer yargılarını, şahsi çıkarlarını ve şimdiki zamanın bakış açısını geçmişe yansıtma riski taşır.
Godot dün olduğu gibi bugün de gelmedi. Değil yarın, yarından sonra da gelmeyecek. İnsan olduğu müddetçe gelmeyecek.
Sonsuz bir şimdide yaşadığımızdan artık bugünkünden farklı bir geleceği tahayyül etmeyi beceremiyoruz gibi. (Mark Fisher-Kapitalist gerçekçilik)
Daima aynı şey! Her yere gitmeyi, her şeyi görmeyi istiyoruz ya, uzun sözün kısası hiçbiri gerçekleşmiyor tasarılarımızın. (Anna Grigorievna-Günlük)
İnsanın en büyük yanılgısı, insanlaştırılmış olan her şeyi gerçek sanmasıdır. (Hans Christian Andersen-Gölge)
Hakikat yüzünden ölmeyelim diye sanat var. (Friedrich Nietzsche-Müziğin ruhundan tragedyanın doğuşu)
Eylem ve emeği yok sayan kendi ölçüsünü kaptırır, ıskalar. Başkasının ölçüsünün bir yan olayı olarak kalmaya, bir kurban olmaya mahkumdur. (Hans Christian Andersen-Gölge)
Modern toplumlarda suç istisna, az gelişmiş topluluklarda ise sektördür.
Dünyanın sonunu düşünmek, kapitalizmin sonunu düşünmekten daha kolaydır. (Fredric Jameson-Zamanın Tohumları)
Tarih bir sınıflar mücadelesidir. Güçler arası bir mücadeledir. Dolayısıyla tarih dersi fizik dersine benzemez. Fizikte e=m.c2 iken, matematikte 2.2=4 iken tarihte , psikolojide, sosyolojide öyle olmaz. Çünkü işin içine insan, işin içine sınıflar, işin içine ekonomik çıkarlar girer. Dolayısıyla tarih fotoğraf çekilebilen bir bilim dalı değildir. Tarih ile ancak resim yapılabilir.
Geçmişte bazı güçler, bazı ülkeleri, bazı halkları işgal ettiler fakat tarih yazıcıları bize bunu muhtemelen başka türlü anlattılar. Bu olayları bir tür hidayete erdirme, fethetme, daha iyi bir şekle sokma şeklinde anlattılar. Günümüzde dahi tarih yazıcıları kendi egemenlerinin çıkarı doğrultusunda subjektif tarih yazmaktadırlar. Ne yazık ki eleştirel tarih bile tarihçinin kendi değer yargılarını, şahsi çıkarlarını ve şimdiki zamanın bakış açısını geçmişe yansıtma riski taşır.