Belirsizlik kimine göre lanet kimine göre armağandır. Eğer kişi bu belirsizliğin içinde kendi içinden özgün bir anlam oluşturabilirse en iyisi odur. (Soren Kierkegaard-Korku ve titreme)
Unamuno, Kierkegaard’ın korku ve titreyiş adlı risalesini orijinalinden okumak için 60 yaşından sonra Danca öğrenmeye başlar. Tutkunun yaşı olmaz. Aşkın hiç olmaz. Yeter ki o tutkuyu da aşkı da içinizde hissedin. Ve aklınız duygularınız için iyi bir direksiyon vazifesi görsün.
Modern devletler ticari kapitalizmden sanayi kapitalizmine, oradan finansal kapitalizme, şimdi de sanal kapitalizme geçtiler. Yığınlardan oluşan devletler ise hala ticari kapitalizmden gelen üç kuruşla düzenlerini idare etmeye çalışmaktadırlar.
Modern insan uzayla ilgili matematiksel hesaplar yapabilir. Ama onu ilk sevenlere, yani ebeveynlerine şefkatle bakma konusunda zorlanır. Modern çağ minnettarlığın ve bağların zayıfladığı çağdır. (Heinz Kohut-Kendiliğin çözümlenmesi)
Epikuros der ki: ‘’Bir şey yiyip içmeden önce ne yiyip içeceğinizi değil kiminle yiyip içeceğinizi düşünün çünkü yanında arkadaşı olmaksızın yemek ancak yalnız takılan canlılara mahsustur. (Alain de Botton-Felsefenin tesellisi)
Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kızarır. Az gelişmiş topluluklar bu kısır döngüden kolay kolay kurtulamazlar. Çap ister çünkü bu basitliğin dışında olmak.
Bürokrasi insanı eyleminin ahlaki ağırlığından soyutlamak için tasarlanmış devasa bir makinedir. Sistemik empati yoksunluğunun kurumsallaşmış zirvesidir. (Douglas Adams-Otostopçunun Galaksi Rehberi)
Ve bazen insanlar en çok, yalnız kalınca kim olduklarını fark edeceklerinden korkar. (Samuel Beckett-Godot’yu Beklerken)
Bir şey yapmamız lazım. Yoksa düşünmeye başlayacağız. (Samuel Beckett-Godot’yu Beklerken)
Belirsizlik kimine göre lanet kimine göre armağandır. Eğer kişi bu belirsizliğin içinde kendi içinden özgün bir anlam oluşturabilirse en iyisi odur. (Soren Kierkegaard-Korku ve titreme)
Unamuno, Kierkegaard’ın korku ve titreyiş adlı risalesini orijinalinden okumak için 60 yaşından sonra Danca öğrenmeye başlar. Tutkunun yaşı olmaz. Aşkın hiç olmaz. Yeter ki o tutkuyu da aşkı da içinizde hissedin. Ve aklınız duygularınız için iyi bir direksiyon vazifesi görsün.
Modern devletler ticari kapitalizmden sanayi kapitalizmine, oradan finansal kapitalizme, şimdi de sanal kapitalizme geçtiler. Yığınlardan oluşan devletler ise hala ticari kapitalizmden gelen üç kuruşla düzenlerini idare etmeye çalışmaktadırlar.
Modern insan uzayla ilgili matematiksel hesaplar yapabilir. Ama onu ilk sevenlere, yani ebeveynlerine şefkatle bakma konusunda zorlanır. Modern çağ minnettarlığın ve bağların zayıfladığı çağdır. (Heinz Kohut-Kendiliğin çözümlenmesi)
Epikuros der ki: ‘’Bir şey yiyip içmeden önce ne yiyip içeceğinizi değil kiminle yiyip içeceğinizi düşünün çünkü yanında arkadaşı olmaksızın yemek ancak yalnız takılan canlılara mahsustur. (Alain de Botton-Felsefenin tesellisi)
Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kızarır. Az gelişmiş topluluklar bu kısır döngüden kolay kolay kurtulamazlar. Çap ister çünkü bu basitliğin dışında olmak.
Kişi karşısındakini yargılarken onun da tıpkı kendisi gibi büyük acılar çeken zavallı bir varlık olduğunu unutmamalı, hatrına getirmelidir.