Modern tekniğin özü, esası, temeli onun kullanımı değildir. İnsanlar teknolojiden bahsederken genellikle onun kullanımına odaklanır. Halbuki modern teknolojinin asıl meselesi onun insanın varlıkla kurduğu ilişkiyi nasıl bir zeminde inşa ettiğidir. Modern teknoloji, varlığı sadece sömürülmesi ve bir an önce kaynağa dönüştürülmesi gereken nötr bir nesne yığınına indirger. (Martin Heidegger- Varlık ve zaman)
Auschwitz, insanlık tarihindeki bir beklenmedik gelişme ya da anomali değildir. Medeniyet yolunda kazara oluşmuş bir sapma değildir. Bilakis modernitenin, araçsal aklın insanı bir kategoriye, bir sayıya indirgeyen özdeşlik düşüncesinin varabileceği en uç noktadır. Eğer bir toplumu, ormanı sadece kereste olarak görmeye alıştırırsanız, insanları sadece verimlilik üzerinden değiştirilebilir birimler olarak algılarsanız bu zihniyetin son meyvesi savaş, çatışma ve yıkım olur. (Theodor Adorno-Kültür endüstrisi)
Başkalarında sevmediğimiz özellikler, aslında kendimizde var olan lakin inkar ettiğimiz ya da korktuğumuz şeylerdir. Bu durumun yarattığı rahatsızlık ve gerginlik, benliğimizin isyanından gelir. Birini sert bir şekilde yargılarken bir an durup düşündüğünüzde bunun sizin gölgenizin parçası olduğunu fark edebilirsiniz. (Carl Gustav Jung-Liber Novus)
Ödipal karmaşanın tek müsebbibi sadece baba değildir. Baba semboliktir. Aslında erk sahibi olan herkes bu karmaşanın meydana gelmesinde etkendir. Devlet kurumlarına yön verenlerin hepsi buna dahildir. İnsanın kendisinden büyük bir otoriteyi kabul etmesi düsturu mevcuttur. Hiyerarşinin olduğu yerde ödipal karmaşa kaçınılmazdır. (Jacques Lacan-Babanın adları)
Gerçek tatmin insanın elinden alınamayacak şeylerden gelir. En kalıcı olan bilgelik ve ruhun daha güçlü hale getirilmesinden elde edilen tatmindir. İnsan beden ve ruhtan oluşur ancak asıl gücü belirleyen akılsal ruhtur. Akılsal ruh temel gereksinimleri aşıp daha büyük şeylerin, hikmetin peşine düşer. Akıl yalnızca günlük işlerdeki sorunları çözmek için değildir. Yükselişin anahtarıdır. Yükselmek isteyen kişi artık anlık zevklerin esiri olmaz. Bunlara güler geçer. (İbn Sina-İşaretler ve tembihler)
Rasyonel insan sadece izleyici değil, bulunduğu ortamda aynı zamanda aktör konumunda olmalıdır. Tarihte tabi ki çoğu zaman rasyonel insanın da önüne engeller çıkmıştır. İdeolojilerin dogmatik hale bürünmesidir bunun sebebi. İdeoloji insanı değiştiren ve geliştiren özelliğini kaybedip siyasi erkin baskı aracına dönüşünce, yani bir tür değişmez inanç halini alınca rasyonel insandan geriye boş bir kütük kalır.
Güç peşinde koşan insan için anlam artık amaç değil araç olmuştur. Dolayısıyla etten kemikten insan, peyderpey kendine yabancılaşmıştır. İnsan şunu bunu tanrısallaştırırken sonunda o kürsüye kendini koydu. (Yuval Noah Harari-Homo Deus)
Modern tekniğin özü, esası, temeli onun kullanımı değildir. İnsanlar teknolojiden bahsederken genellikle onun kullanımına odaklanır. Halbuki modern teknolojinin asıl meselesi onun insanın varlıkla kurduğu ilişkiyi nasıl bir zeminde inşa ettiğidir. Modern teknoloji, varlığı sadece sömürülmesi ve bir an önce kaynağa dönüştürülmesi gereken nötr bir nesne yığınına indirger. (Martin Heidegger- Varlık ve zaman)
Auschwitz, insanlık tarihindeki bir beklenmedik gelişme ya da anomali değildir. Medeniyet yolunda kazara oluşmuş bir sapma değildir. Bilakis modernitenin, araçsal aklın insanı bir kategoriye, bir sayıya indirgeyen özdeşlik düşüncesinin varabileceği en uç noktadır. Eğer bir toplumu, ormanı sadece kereste olarak görmeye alıştırırsanız, insanları sadece verimlilik üzerinden değiştirilebilir birimler olarak algılarsanız bu zihniyetin son meyvesi savaş, çatışma ve yıkım olur. (Theodor Adorno-Kültür endüstrisi)
Başkalarında sevmediğimiz özellikler, aslında kendimizde var olan lakin inkar ettiğimiz ya da korktuğumuz şeylerdir. Bu durumun yarattığı rahatsızlık ve gerginlik, benliğimizin isyanından gelir. Birini sert bir şekilde yargılarken bir an durup düşündüğünüzde bunun sizin gölgenizin parçası olduğunu fark edebilirsiniz. (Carl Gustav Jung-Liber Novus)
Ödipal karmaşanın tek müsebbibi sadece baba değildir. Baba semboliktir. Aslında erk sahibi olan herkes bu karmaşanın meydana gelmesinde etkendir. Devlet kurumlarına yön verenlerin hepsi buna dahildir. İnsanın kendisinden büyük bir otoriteyi kabul etmesi düsturu mevcuttur. Hiyerarşinin olduğu yerde ödipal karmaşa kaçınılmazdır. (Jacques Lacan-Babanın adları)
Gerçek tatmin insanın elinden alınamayacak şeylerden gelir. En kalıcı olan bilgelik ve ruhun daha güçlü hale getirilmesinden elde edilen tatmindir. İnsan beden ve ruhtan oluşur ancak asıl gücü belirleyen akılsal ruhtur. Akılsal ruh temel gereksinimleri aşıp daha büyük şeylerin, hikmetin peşine düşer. Akıl yalnızca günlük işlerdeki sorunları çözmek için değildir. Yükselişin anahtarıdır. Yükselmek isteyen kişi artık anlık zevklerin esiri olmaz. Bunlara güler geçer. (İbn Sina-İşaretler ve tembihler)
Hayat bir oyundur ama ciddi oynamak gerekir. (Remy de Gourmont-Düşünce Oluşumu)
Rasyonel insan sadece izleyici değil, bulunduğu ortamda aynı zamanda aktör konumunda olmalıdır. Tarihte tabi ki çoğu zaman rasyonel insanın da önüne engeller çıkmıştır. İdeolojilerin dogmatik hale bürünmesidir bunun sebebi. İdeoloji insanı değiştiren ve geliştiren özelliğini kaybedip siyasi erkin baskı aracına dönüşünce, yani bir tür değişmez inanç halini alınca rasyonel insandan geriye boş bir kütük kalır.
Bir toplumda gençler öğrenmeye değil de geçinmeye odaklı ise o toplumun geleceği karanlık demektir.
Güç peşinde koşan insan için anlam artık amaç değil araç olmuştur. Dolayısıyla etten kemikten insan, peyderpey kendine yabancılaşmıştır. İnsan şunu bunu tanrısallaştırırken sonunda o kürsüye kendini koydu. (Yuval Noah Harari-Homo Deus)
İnsan, kendisi ile dünya arasındaki uçurumun ta kendisidir. (Fernando Pessoa)