Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Godot'yu Beklerken12.07.2026 - 19:24

    Faşizme karşı sessiz kalanlar ya da mücadele etmeyenler faşizmin zindanlarında buluşurlar. (Bertold Brecht)

  • Godot'yu Beklerken12.07.2026 - 19:23

    Adler insan hayatının birbiriyle çelişen hareketlerin güdümünde olduğunu söyler: Bir yanda güce susamışlık, üstünlük arzusu, diğer yanda ise insani dayanışma duygusu; bir yanda yalnızlık, diğer yanda ise toplumsallık; bir yanda (kötü) doğa, diğer yanda (iyi) kültür; kötü bencillik ve iyi diğergamlık. Öyleyse terapist, eğitmen Adler’in tüm çabası bizi insani ortaklaşalık duygusunu, mitmenschlichkeit’ı kabule zorlamaktan ibarettir. Zira her ne kadar yokluğunu asla saptayamasak da toplum doğal değildir, bu bireyin kökensel zayıflığına karşı bir çaredir. Bu noktada Rousseau'yu yineleyen Adler der ki ‘’İnsan yalnız yaşayacak kadar güçlü değildir.’’ Ortak hayat sürme baskısı işte buradan kaynaklanmaktadır.

  • Godot'yu Beklerken09.07.2026 - 12:35

    Modern toplumlarda insan, insan olduğu için değerlidir. Az gelişmiş topluluklarda ise insan sadece eve para getirince değerlidir.

  • Godot'yu Beklerken08.07.2026 - 14:16

    Az gelişmiş topluluklarda işçi hep haklıdır. Ne söylese haklıdır işçi. Haklı olmaktan öteye geçemez yine de ne yazık ki. Haklı olmakla kalır. Kazanan daima başkalarıdır.

  • Godot'yu Beklerken08.07.2026 - 14:15

    Bırakın plan yapmayı! Mesele yaşamı keşfetmekte. (Ursula K. Le Guin-Mülksüzler)

  • Godot'yu Beklerken08.07.2026 - 14:14

    Sanki bizim Rusya’mız anlatılıyor. İncildeki o hasta adamdan çıkıp domuz sürüsünün içine giren cinler. Ve büyük Rusya’mız. Aziz, sevimli Rusya’mız. Hasta Rusya’mız. Evet, hep şu sevdiğimiz Rusya. Ve yüzyıllar boyu onda biriken irin, cerahat, kokuşmuş yaralar, büyüklü küçüklü her türden cin, şeytan! Ama yüce bir düşünce, yüce bir irade cin tutmuş adamı nasıl sağalttı ise Rusya’yı da sağaltacak ve yüzeyi tutmuş görünen o pislik, irinler, adilik Rusya’nın içinden çıkıp domuzların içine girmeyi kendiliğinden isteyecektir. Belki de çoktan girdiler bile! Biziz bunlar! (Fyodor Dostoyevski-Ecinniler)

  • Godot'yu Beklerken08.07.2026 - 14:13

    Gizem ve sırrı birbirinden ayırmak gerekir. Ölümün bir gizemi var ama bu gizemin özelliği atom bombasının, felsefe taşının, Stradivarius kemanlarının vs… birer sırlarının olması türünden bir sır olmamasıdır. İnsanlar bu tip sırlara pek tutkundurlar. Fakat kimse ölümün sırrına sahip değil. Bir sır yok. Bu bir sır değil ve işte ölüm bu bakımdan bir gizemdir. Yani bu masumiyet gizemi gibi apaçık, gün gibi ortada bir gizemdir. Saydamlık içinde, bizzat varoluş olgusu içinde var olan bir gizemdir. En gizemli olanın gecenin zifiri karanlığı değil öğle vaktinin aydınlığı olduğu söylenir mesela. O vakitte herşey kendi apaçıklığı içinde sergilenir. Bizzat şeylerin var olması olgusu örtüsünden soyunarak çıplak kalır. Bir sır keşfedilir. Bir gizem ise kendini açığa vurur ama onu keşfetmek mümkün değildir. (Vladimir Jankelevitch-Ölümü düşünmek)

  • Godot'yu Beklerken08.07.2026 - 14:11

    Yaşlı rahibe, genç kızları ahlakla dövmekteydi. Oysa o genç kızların bedenleri canlanma aşamasında idi. Karşı cinse, erkeklere eğilimleri en üst seviyeye çıkmıştı. Yaşlı rahibe, onları ahlaklı olmaya çağırarak cezalandırmaya çalışıyordu. Kendi yapamadıklarının faturasını sonrakilere kesmek istiyordu içten içe. Onların da kendisi gibi olması tek istediği, yaşam amacı haline gelmişti. O kadar ahlaklı, iffetli davranmış, o kadar fazla ahlak vaazı vermişti ki genç kızların hem ruhsal hem de duygusal direncini çökertmişti. Kızlardaki yükselen coşkunun o yaşlı rahibede çökmüş olması onu tarifi zor bir hıncın içine atmıştı. Çıkamaz kendini eğitmemiş kafalar o hınç bataklığından. Bakire Meryem görüntüsü oluşturarak diğerlerini de bozma eğilimine girer. (Max Scheler-Hınç)

  • Godot'yu Beklerken08.07.2026 - 14:11

    Modernlik Rene Descartes’den gelen kartezyenizm, rasyonalizm, akılcılık, dünyayı parçalara ayırma vs… daha felsefi içerikli bir kavramdır. Modernizm 19. asırda bilhassa Charles Baudelaire’den hareketle gelişen edebi, sanatsal, estetik bir akımdır. Modernizm aslında modernleşmeyi eleştirir. Kapitalist sanayileşme koşullarının bir eleştirisini yapar. Modernleşme ise sanayi inkılabı ile kapitalizmin getirdiği değişimdir. Muhafazakarlık bu üçünün hepsine birden karşı değildir. Muhafazakarlığın karşıtlığı özellikle modernizme ve modernliğe yöneliktir. Muhafazakarlıkta aklın yetersizliği ve toplumun karmaşıklığı söylemleri esastır. Muhafazakarlığa göre dünyayı parçalara ayırarak, analiz ederek, sadece akla güvenerek anlamak mümkün değildir.

  • şu an ne dinliyorum07.07.2026 - 01:25