"Ekim’in son günü... gökyüzü İstanbul'da harikulade bir güzelliğe bürünmüş, içimizi ısıtan bir huzur var havada. Ve… yarın, Kasım’ın heyecanı başlıyor. Yeni bir aya, umutla, tazelikle merhaba demek için, avuçlarımızda tarçınlı saleplere merhaba!"
,, bir insan gölgesiyiz ve ruhlarımızın renkleriyle dünyaya şekil veririz. Kim neyi seçmişse onun seçimidir; lakin insanlığın gölgesi geçtiği yerde renklerini bırakır. Öyle ki, buradan falanca kişi geçmiştir deriz... Keşke kaldırım taşlarına gül kokulu yollar döşenseydi; ne muazzam olurdu."
,, Bu yolculuğa başladığın günden beri seni izliyorum. Düşüşlerin, yükselişlerin, vazgeçişlerin ve tekrar başlamak için bulduğun o küçük cesaret anlarının hepsi burada, benim sayfalarımda saklı. Sana diyeceklerim var:
Hayat, bazen fırtınalıdır, bazen de tatlı bir rüzgar gibi okşar geçer. Yolunun düz olmadığı her an, aslında sana içindeki gücü hatırlatır. Gücünü, inancını kaybetmeden, her gün yeniden uyanmanı, daha da büyüyerek devam etmeni dilerim.
Bir gün, bu sayfaları dönerken, tüm yaşadıklarının seni ne kadar güzel şekillendirdiğini fark edeceksin. Şikayet etmek yerine, her zorluğu bir ders olarak görmeyi; her mutluluğu ise yüreğinde bir minnetle saklamayı unutma.
Cesaretle yürümeye devam et. Yolun sonunda, başından beri aradığın huzuru, belki de ilk defa kendi içinde bulacaksın.
Tehlikeli birçok insan tanıdım; onlarla oyun oynamadım, çünkü bu benim huyum değil. Eğer böyle bir tercihim olsaydı, kazanan ben olurdum; tehlikeli olduğum için değil, onlardan daha akıllı olduğum için.
İnsanın omurgasını dik tutan şey, yalnızca dilinin söyledikleri veya fiziksel gücü değildir. Bu, karakter meselesidir. Karakter, bir insanın gerçek gücüdür ve hayatta kalmak için gereken en önemli unsurdur.
Cumhuriyet, sadece geçmişin değil, yarının da aydınlık yüzüdür. Birlikte yürüdüğümüz, paylaştığımız umutlarla her gün yeniden yükselen bir bayraktır. Her sabah, bağımsız bir ülkenin vatandaşı olarak uyanmak, bize bıraktığı en kıymetli armağanlardan biridir.
Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde, imkânsız gibi görünen bir mücadeleden zaferle çıkan milletimizin iradesi, bugün de içimizde yankılanan bir gurur ve özgürlük aşkıdır. Cumhuriyet demek, kendini geliştirmek, bilime, sanata, insanlığa katkıda bulunmak demektir. Bu mirası korumak ve ileriye taşımak her birimizin ortak sorumluluğudur.
Cumhuriyetimizin 101. yılında, bugünü daha büyük bir umutla kucaklıyor; yarınlara ise birlikte yürümeye olan inancımızı pekiştiriyoruz.
etrafımıza bakmakla sahip olduğumuz zenginlikleri fark ettiğimizde yanı başımızda duran minik armağanlar olduğunu görebiliriz. rüzgarın kulağımıza fısıldadığı ve yüzümüze kondurduğu Buse'nin verdiği tatlı serinliği gibi.
fark etmediğimizde, yaşamın gerçek armağanlarında ki sahip olduğumuz zenginliği kaçırıyoruz. bahçemize ekilen bereketli tohumlar ellerimizin emeğiyle toprağa kök salarken, kalplerimiz sevgiyle dolup taşar Ve... ,, Toprak Ana Fısıldar.... MERHABA UMUT....'' gökyüzünün güzelliğini gören gözlerimizin bir yudum çay ile hissettiği dinginlik ve şükür hali...her detay, minik bir hazine, her fark etme hali hazinenin zenginliğine bereket... ,, zenginlik," yalnızca bolluk değil, ,, şükredebilme ” halidir! belki de mutluluk, mis kokulu baharatların yemeklerimize kattığı lezzeti hissedebilmek kadar basit ve yakındadır. Ve...evet; ,, çaresizliğin ne kadar yakıcı bir hırka olduğunu ” yüzlerce defa deneyimlemiş biri olarak şunu biliyorum:
bahsim; ,, yaşamın içindeki zorluklardan ” değil, bir yoğun bakım kapısında beklemekten ya da ameliyat koridorundaki çaresizliği hissetmekten değil. bahsim, yaşamın bize sunduğu güzelliklerin, o anların içindeki derin şükürlerin farkına varmakta. sahip olduğumuz onca zenginliğe göz kırpmaktan, bir çayın buharında gökyüzünün maviliğine bakabilmekten…
Çünkü ,, hayat,” büyük sınavların ötesinde, küçük anların içinde saklı duran huzuru bulmakta gizlidir.
,, Her zorluğun içinde bir parça huzur, her sınavda bir damla şükür bulabilmeyi dilerim."
"Ekim’in son günü... gökyüzü İstanbul'da harikulade bir güzelliğe bürünmüş, içimizi ısıtan bir huzur var havada.
Ve…
yarın, Kasım’ın heyecanı başlıyor. Yeni bir aya, umutla, tazelikle merhaba demek için, avuçlarımızda tarçınlı saleplere merhaba!"
günaydın Umut.! günaydın Yaşamak.!
teşekkürler Allah'ım.
sevgi gölgemiz olsun.
kendi hikayemizi anlatırken farklı notalarla yazıyoruz. Keman, bu hikayenin sesidir; her akor, ruhumuza hitap eden bir çağrıdır.
sevgilerimle,
,, bir insan gölgesiyiz ve ruhlarımızın renkleriyle dünyaya şekil veririz. Kim neyi seçmişse onun seçimidir; lakin insanlığın gölgesi geçtiği yerde renklerini bırakır. Öyle ki, buradan falanca kişi geçmiştir deriz... Keşke kaldırım taşlarına gül kokulu yollar döşenseydi; ne muazzam olurdu."
"Rabbim, sen hepimizi çok sev."
kalben sevgileirmle.
Hayatın Mektubu Olsa :
Sevgili Yolcu;
,, Bu yolculuğa başladığın günden beri seni izliyorum. Düşüşlerin, yükselişlerin, vazgeçişlerin ve tekrar başlamak için bulduğun o küçük cesaret anlarının hepsi burada, benim sayfalarımda saklı. Sana diyeceklerim var:
Hayat, bazen fırtınalıdır, bazen de tatlı bir rüzgar gibi okşar geçer. Yolunun düz olmadığı her an, aslında sana içindeki gücü hatırlatır. Gücünü, inancını kaybetmeden, her gün yeniden uyanmanı, daha da büyüyerek devam etmeni dilerim.
Bir gün, bu sayfaları dönerken, tüm yaşadıklarının seni ne kadar güzel şekillendirdiğini fark edeceksin. Şikayet etmek yerine, her zorluğu bir ders olarak görmeyi; her mutluluğu ise yüreğinde bir minnetle saklamayı unutma.
Cesaretle yürümeye devam et. Yolun sonunda, başından beri aradığın huzuru, belki de ilk defa kendi içinde bulacaksın.
Sevgilerimle, Hayat"
Karakter ve Güç
Tehlikeli birçok insan tanıdım; onlarla oyun oynamadım, çünkü bu benim huyum değil. Eğer böyle bir tercihim olsaydı, kazanan ben olurdum; tehlikeli olduğum için değil, onlardan daha akıllı olduğum için.
İnsanın omurgasını dik tutan şey, yalnızca dilinin söyledikleri veya fiziksel gücü değildir. Bu, karakter meselesidir. Karakter, bir insanın gerçek gücüdür ve hayatta kalmak için gereken en önemli unsurdur.
Sevgi Gölgemiz Olsun.
Cumhuriyet: Geçmişin Mirası, Geleceğin Umudu
Cumhuriyet, sadece geçmişin değil, yarının da aydınlık yüzüdür. Birlikte yürüdüğümüz, paylaştığımız umutlarla her gün yeniden yükselen bir bayraktır. Her sabah, bağımsız bir ülkenin vatandaşı olarak uyanmak, bize bıraktığı en kıymetli armağanlardan biridir.
Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde, imkânsız gibi görünen bir mücadeleden zaferle çıkan milletimizin iradesi, bugün de içimizde yankılanan bir gurur ve özgürlük aşkıdır. Cumhuriyet demek, kendini geliştirmek, bilime, sanata, insanlığa katkıda bulunmak demektir. Bu mirası korumak ve ileriye taşımak her birimizin ortak sorumluluğudur.
Cumhuriyetimizin 101. yılında, bugünü daha büyük bir umutla kucaklıyor; yarınlara ise birlikte yürümeye olan inancımızı pekiştiriyoruz.
"Yaşasın Cumhuriyet!"
Türk Yıldızlarının gösterisini izlerken, yüzünde kocaman bir tebessüm ile göğüs bölgesinde hissedilen bu gururun tanımından fazlası : TÜRK OLMAK...
Her birimiz bu gururun temsilcisiyiz!
yarınki Cumhuriyet coşkusuyla bu akşam Galatasaray’ın zafer heyecanı iç içe.
,, İyi ki Cumhuriyet, iyi ki Galatasaray! ''
,, Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz."
Mustafa Kemal Atatürk.
sözü üzerinden geçeli.....Cumhuriyetimizin 101. yılı kutlu olsun!
Büyük bir azim ve fedakârlıkla kazanılmış Cumhuriyet, bağımsızlık ruhumuzu yansıtan en kıymetli mirasımızdır.
Var Olsun Türk Devleti.
Zorlu Sınavlarda Saklı Güzellikler
etrafımıza bakmakla sahip olduğumuz zenginlikleri fark ettiğimizde yanı başımızda duran minik armağanlar olduğunu görebiliriz. rüzgarın kulağımıza fısıldadığı ve yüzümüze kondurduğu Buse'nin verdiği tatlı serinliği gibi.
fark etmediğimizde, yaşamın gerçek armağanlarında ki sahip olduğumuz zenginliği kaçırıyoruz. bahçemize ekilen bereketli tohumlar ellerimizin emeğiyle toprağa kök salarken, kalplerimiz sevgiyle dolup taşar
Ve...
,, Toprak Ana Fısıldar.... MERHABA UMUT....'' gökyüzünün güzelliğini gören gözlerimizin bir yudum çay ile hissettiği dinginlik ve şükür hali...her detay, minik bir hazine, her fark etme hali hazinenin zenginliğine bereket...
,, zenginlik," yalnızca bolluk değil, ,, şükredebilme ” halidir! belki de mutluluk, mis kokulu baharatların yemeklerimize kattığı lezzeti hissedebilmek kadar basit ve yakındadır.
Ve...evet;
,, çaresizliğin ne kadar yakıcı bir hırka olduğunu ” yüzlerce defa deneyimlemiş biri olarak şunu biliyorum:
bahsim;
,, yaşamın içindeki zorluklardan ” değil, bir yoğun bakım kapısında beklemekten ya da ameliyat koridorundaki çaresizliği hissetmekten değil. bahsim, yaşamın bize sunduğu güzelliklerin, o anların içindeki derin şükürlerin farkına varmakta. sahip olduğumuz onca zenginliğe göz kırpmaktan, bir çayın buharında gökyüzünün maviliğine bakabilmekten…
Çünkü ,, hayat,” büyük sınavların ötesinde, küçük anların içinde saklı duran huzuru bulmakta gizlidir.
,, Her zorluğun içinde bir parça huzur, her sınavda bir damla şükür bulabilmeyi dilerim."
sevgilerimle,