Yağmur yağıyordu İstanbul'un semalarından, belli ki ihtiyaç vardı doğa ananın topraklarına. Her damla, bir şükür gibi düşüyordu, yerin derinliklerine ulaşmak için sabırsızca.
Gökyüzü, yeryüzüne hayat vermek için giydiği gri örtüsünü sererken, insanlar adımlarını hızlandırıyor ama ruhları hafifliyordu.
İstanbul, yağmurun soğuk dokunuşuyla uyanmıştı; sanki her yağmur yağdığında dünya yeniden doğuyordu, kanımca.
göz önce surete aldanır,
lakin, kalp yüreğe söze vurulur.
öyle işte..
Huri Ç.
bir At bir Adam,
tüm Ordu'nun kaderini değiştirebilir.
ve..öyle işte.!
Huri Ç.
At üzerindekine göre yol alır,
Yola Göre DEĞİL.!
Huri Ç.
bense gökyüzüne yüzümü dönmekle aptallık ettim, aydınlığa sahipken
karanlık duvarları senin uğrana sevdim.
Huri Ç.
bir adam gördüm ıssız bir yolda, sokak lambasını aydınlatıyordu.
Huri Ç.
seyircisiydim Gök kubbenin, damıtılmış cemre düşmeden boşluğuma.
Avluda Yürüyen Gölgeler ~ Romanı
seni kalbime yakın göğüs cebimde taşıyorum.
,, beyazımsı kalp ''
Huri Ç.
bugünlerde güneşi arıyorum,
siyah battaniyeye bürünmüş, bulutlar arasında.
Huri Ç.
soğuk fırtınalı rüzgar kokunu getirdi, öyle sıcaktı ki.!
Huri Ç.
Yağmur yağıyordu İstanbul'un semalarından, belli ki ihtiyaç vardı doğa ananın topraklarına. Her damla, bir şükür gibi düşüyordu, yerin derinliklerine ulaşmak için sabırsızca.
Gökyüzü, yeryüzüne hayat vermek için giydiği gri örtüsünü sererken, insanlar adımlarını hızlandırıyor ama ruhları hafifliyordu.
İstanbul, yağmurun soğuk dokunuşuyla uyanmıştı; sanki her yağmur yağdığında dünya yeniden doğuyordu, kanımca.
Huri Çalışkan