Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Huri Çalışkan
Huri Çalışkan

İnsanı ayrıştıran din, dil, ülkesi değil penceresinden nasıl gördüğüdür.

  • Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi11.11.2024 - 13:32

    Kötülüğün ve Tehlikenin Karşısındaki Duruşumuz:

    Kötülüğün, tehlikenin ve düşmanlığın açık olduğu yerde, bu davranışlara aynı ölçüde karşılık vermek, bizi ahlaken üstün kılmaz; aksine, aynı seviyeye indirir. İnsanların hatalarını görüp eleştirirken, kendimizi bu hataların dışında tutup tutmadığımızı sorgulamak önemlidir.

    Eğer dilimiz, kalbimiz ve niyetlerimiz sevgi ve merhametten yoksunsa, neye inandığımızı savunsak da, uygulamada farklı bir duruş sergilemediğimiz sürece, söylediklerimizin ağırlığı azalır. Kötülükle karşılaştığımızda içsel huzuru korumak, kinle değil adaletle yaklaşmak, bu farkındalığın temelidir.

    Neden Kötülüğe Kötülükle Karşılık Vermemeliyiz?

    1. Nefret Döngüsü: Beddua ve kötülükle karşılık vermek, sadece bu enerjiyi büyütür. Peygamber Efendimiz’in (sav) ahlakında, kötülüğe iyilikle karşılık vermek öğütlenmiştir:

    "Kötülüğe en güzel şekilde karşılık ver; böylece aranızda düşmanlık olan kimse sanki yakın bir dost olur." (Fussilet, 41:34)

    2. Ruhsal Arınma: Kalbi temizlemek, dilimizi sevgiyle "misvaklamak" gibi bir ibadettir. Dilimizden dökülen her söz, ruhumuzun aynasıdır. Eğer dilimiz sürekli şikayet, kin ve beddua ile meşgulse, kalbimizin arınmasından söz edemeyiz.

    3. Hakiki Kazanım: Tehlikeli insanlarla oyun oynamamak, onlara benzememek, uzun vadede kazanmanın temelidir. Sadece zarar görmemek değil, aynı zamanda doğru örnek olabilmek, insanı yüceltir.

    İnsani ve İslami Yaklaşım:

    Hangi inançtan olursa olsun, sevgi dolu bir insanın sohbetinde olmak bizi insan olarak zenginleştirir. Hangi dine, ırka veya kültüre mensup olursa olsun, dilinde nefret taşıyan biri, ruhsal anlamda zarar görmüş bir ruhtur. Böyle bir ortamda bulunmamak, kendi iç huzurumuz için gereklidir.

    Kendine Sorulması Gereken Soru:

    . Benim dilim, kalbim ve davranışlarım kötülükle karşılaştığında nasıl tepki veriyor?
    . Kötülüğe aynı şekilde cevap vererek mi, yoksa onu dönüştürerek mi hareket ediyorum?

    Son olarak:
    "Tehlikeli insanlar tanıdım, ama onlarla oyun oynamadım. Oynamadığım halde kazanan her zaman ben oldum."
    Bu, adaletli bir duruşun ve ilahi teslimiyetin zaferidir.

    Türk milleti, tarih boyunca hem Müslümanlık hem de Türk kültürünün derin izlerini taşırken, Cumhuriyetin özgürlükçü, eşitlikçi değerleriyle şekillenen bir kimlik oluşturmuştur.


    Huri Ç.

  • 10 Kasım09.11.2024 - 20:53

    Seni düşündüğümde yalnızca özlem değil, büyük bir onur duyuyorum; bu vatanın bir ferdi olarak sana minnettarım. Eğer sen, o karanlık günlerde vazgeçseydin, bugün bağımsız bir millet değil, belki de yok olmuş bir halk olacaktık.

    Eğer Samsun’a çıkmasaydın, bu topraklarda bağımsızlık ateşi hiç yanmayacaktı. Eğer milletine inancını kaybetseydin, işgal altında boyun eğmiş bir halk olarak kalacaktık. Eğer Cumhuriyeti kurmasaydın, kadınlarımız eğitimden, halkımız eşitlikten ve çağdaşlıktan mahrum olacaktı.

    Sen sadece bir önder değil, milletin kendi küllerinden doğmasını sağlayan bir umut, bir dirilişsin. Bugün özgürce yaşıyorsak, okullarımızda öğrenim görüyor, kendi geleceğimizi kendimiz belirliyorsak, bunu sana borçluyuz.

    Sana söz veriyorum: Seni ve fikirlerini her zaman yaşatacak, bu emaneti koruyacak ve onu daha ileriye taşıyacağım. Bu milletin bir ferdi olarak senin mirasını her daim onurla taşıyacağım.

    Ruhun şad olsun!

    Huri Ç.

  • Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi09.11.2024 - 18:12

    "Cesaret ve Korkaklık Üzerine"

    Cesaret, en büyük aynadır; kişinin kendine ve başkalarına dürüst olması, gerektiğinde gözlerinin içine bakarak söyleyebilmesidir her şeyi. Oysa korkaklık, gölgelerde saklanır. Cesur olmak yüzleşmeyi gerektirirken, korkaklar taşlarını sosyal medyanın arkasına saklar, öfkelerini gizliden dile getirir ve asıl yüzlerini gösteremezler.

    Kendi hayatındaki eksiklikleri başkalarına taş atarak kapatmaya çalışanlar, aslında en çok kendilerini yaralar. Çünkü cesaret; bir duruş, bir netliktir. Korkaklık ise karanlık bir köşede, sahte bir üstünlükle taşlama sanatıdır.

    Söyleyemediklerini ulu orta paylaşarak dile getirmek, ne yazık ki ancak sığ ve sıradan bir zihin ürünüdür. Oysa hayat, derinlik ister.

    Eğer bir fikriniz varsa, bunu yüz yüze, dürüstçe paylaşmak bir erdemdir. Sosyal medyanın gölgelerinde asıp kesmek ise yalnızca cesaretsizliğin ve eksikliğin bir tezahürüdür.

    Bu dünyada gerçek iletişim, sevgi ve samimiyetle kurulur, cesur insanlar bunu bilir.

    Unutmayın: Asıl güçlü olan, arkasında değil, karşısında durabilen insandır.

    Huri Ç.

  • seni anlatmak09.11.2024 - 15:02

    Seni anlatmak;
    bir gül yaprağının sabah çiyiyle dans etmesi,
    sonsuz bir masumiyetin incelikle varlık bulması.

  • mustafa kemal atatürk09.11.2024 - 11:12

    “Yurtta sulh, cihanda sulh.”
    Mustafa Kemal Atatürk, her zaman barışı, huzuru ve eşitliği savundu. Bir ulusun gücünün, ancak iç huzuruyla ve dünya ile barış içinde yaşamasıyla mümkün olabileceğine inanıyordu. Onun önderliğinde, Türk milletinin önündeki engelleri aşarak, modern ve çağdaş bir toplum olma yolunda önemli adımlar atıldı.

    Bugün, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği bu değerleri hatırlamak, her birimizin sorumluluğudur.
    M. Kemal Atatürk gibi bir lidere sahip olduğumuz için toplumumuz gerçekten şanslıdır. Onun vizyonu, cesareti ve kararlılığı, bizlere yol göstermeye devam ediyor.

  • Tohumdan Toprak Üstünde Yürüme Sanat Akademisi08.11.2024 - 15:59

    Albert Einstein, “Evren dost canlısı mı?” sorusunun mantığında, insanın hayata ve dünyaya bakış açısının gücünü vurgular. Ona göre, evrenin doğası, kişisel inançlarımıza, düşüncelerimize ve algılarımıza bağlıdır. Bu soru, insanın varoluşunu ve karşılaştığı zorlukları nasıl algıladığını, hayatta karşılaştığı her türlü olayı nasıl değerlendirdiğini belirler. Einstein’a göre, dünyayı dost canlısı bir yer olarak görmek, evrende her şeyin anlamlı ve düzenli olduğuna inanmaktır. Bu bakış açısıyla, her olayı bir ders, her zorluğu bir fırsat olarak görmek mümkün olur.

    Bunun yanında, “Evren dost canlısı mı?” sorusunun cevabı, yaşamı nasıl yaşayacağımızı da belirler. Eğer evrenin dost canlısı olduğuna inanırsak, hayata karşı pozitif ve umutlu bir yaklaşım benimseriz; bu da daha tatmin edici bir yaşam sürmemize olanak tanır.

    Sizce Evren Dost Canlısı mı ? veyahut sizde ki tanımı nedir ?

    Huri Ç.

  • insan doğası08.11.2024 - 15:22

    İnsanlar kalabalıkların içinde dertlerini ve sıkıntılarını biriktirir; lakin yalnız kaldıklarında bunları ,, HAYKIRMAK '' isterler.

    O yüzden sık sık dağ başlarına çıkıp bağırma isteği duyarlar.


    Huri Ç.

  • tarçın kokulu muhabbetler08.11.2024 - 15:17

    Hayat, bir testi gibi görünür. Ama gerçek doluluk, içine ne koyduğunla değil, içindekini nasıl paylaştığınla ilgilidir.

    Bu yüzdendir ki;

    Testinin ibriğinden akan, içinde saklı olanı gösterir: Şerbet mi, yoksa zehir mi?


    Huri Ç.

  • tarçın kokulu muhabbetler07.11.2024 - 16:22

    teşekkür ederim, yolculuğuma eklediğiniz niyetlerinize, iyi düşünce ile ördüğümüz her şey iyiye dönüşecektir.

    ,, neyi seçersek onu çekeriz, seçimlerimiz belli, güzellikleri çekmeye niyet ile...'' şükürler olsun.

    sevgilerimle,

  • tarçın kokulu muhabbetler06.11.2024 - 18:00

    Sevgili Arkadaşlarım;

    Özel bir tarih olan 10.02.2025’te, Avluda Yürüyen Gölgeler kitabımın devamı olan ikinci kitabımı sizlerle buluşturacağım. Bu tarih, eserin ilham kaynağı İla için büyük anlam taşıyor. Onun anısına yazılmış olan bu serinin ikinci kitabında, İla’nın içsel yolculuğuna ve avludaki gölgelerin ardında saklı hikayelere daha derin bir bakış sunacağım.

    Üçüncü kitabımda, Elizabeth ve Darcy’nin büyüleyici aşk hikayesiyle sizleri unutulmaz bir yolculuğa davet ediyorum! Bu klasik karakterlerin tutkulu aşkı, zorlu engelleri ve sadakatleri, modern bir anlatımla yeniden hayat bulacak. Elizabeth'in özgür ruhu ve Darcy'nin derin tutkuları arasında, hem kalbinizi ısıtacak hem de heyecanla çevireceğiniz sayfalar sizleri bekliyor. Bu hikaye, sadece bir aşkın değil, aynı zamanda kişisel büyümenin, bağlılığın ve hayatın zorluklarına karşı birlikte mücadele etmenin simgesi olarak sizlerle buluşacak.

    Ayrıca, üzerinde titizlikle çalıştığım şiir kitabımla da sizlere ulaşacağım. Aşk, doğa ve yaşamın en saf duygularını yansıttığım bu dizelerde, kalbimin en derin hislerini sizlerle paylaşacağım.

    "Ben heyecan doluyum, bu heyecanın sizlere de akmasını diliyorum.

    Teşekkür ederim, destekleriniz için minnettarım. Şükürler Olsun, Huri Çalışkan .