İnsanı ayrıştıran din, dil, ülkesi değil penceresinden nasıl gördüğüdür.
Sen mesela,unutulmamakla meşgulsün…
( kelâmnetra: kelâm: söz, netra: sanskritçe’de göz , sözün gözü, ya da sözle gören anlamında )şiir, bir bilgi değil...bir iç sezi, bir duyum,bir gece yarısıgöğsüne düşen kelime,öğrenilmez dokunulur,durulur,üstüne eğilinir.kalbini alır avuçlarına,bir nehir gibi okşar seni,ya kıyısında susarsınya da akarsın içinde.şiiri özümse,hislerini dinle,çünkü bazı dizeler,kaderinin yönünü değiştirengizli kapılara açılmakta.ve sen...meşgul ol onunla,tıpkı yağmurun cama düşüşü gibi,doğal, zarif ve derinden.kalbimle, Huri
gerçeğin dili, hayallerin sesini kısıyor.böyle arkasına bile bakmadan gidenler var ya,onlar acının çekirdeği gibi kalıyor boğazımda....Huri Çalışkan
susmak da bir dil…ama en çok da içi konuşanlar anlar.~Huri
efsane Jordan...Jordan der ki;hiçbir zaman şut atmadan önce negatif bir düşünceyi aklıma getirmem.çünkü negatif sonuç benim işim değil.Gibran da şöyle ekliyor;üzüntülerimizi ve sevinçlerimizi,daha onları yaşamadan seçeriz.Michael Jordan rasyonelin sesi,Khalil Gibran sezginin…ikisi de aynı kapıyı aralıyor bizlere,yaşam, içten yapılan bir seçim, düşünce, duygu ve niyet ile...ve çoğu zaman kader,sadece o ilk düşünceyle başlayan sahnenin mimarı.kalbimle, Huri.
gecenin istasyonu yokve...gökyüzü bir tren, vagonlarında yıldızlar uyuyor...
belki de gerçek dediğimiz şey,ortaklaşa gördüğümüz uzun bir rüyadır.
bir yıldız kaydığında dilek tutuyoruz…peki ya o yıldız, kendi sessizliğinde ne diliyor?
perde kapanınca tiyatro biter mi,yoksa biz, alkışsız bir sahnede hâlâ rol mü yapıyoruz?
ışık bize dokunduğunda aydınlanıyor muyuz,yoksa sadece görünür mü oluyoruz?
Sen mesela,
unutulmamakla meşgulsün…
( kelâmnetra: kelâm: söz, netra: sanskritçe’de göz , sözün gözü, ya da sözle gören anlamında )
şiir, bir bilgi değil...
bir iç sezi, bir duyum,
bir gece yarısı
göğsüne düşen kelime,
öğrenilmez
dokunulur,
durulur,
üstüne eğilinir.
kalbini alır avuçlarına,
bir nehir gibi okşar seni,
ya kıyısında susarsın
ya da akarsın içinde.
şiiri özümse,
hislerini dinle,
çünkü bazı dizeler,
kaderinin yönünü değiştiren
gizli kapılara açılmakta.
ve sen...
meşgul ol onunla,
tıpkı yağmurun cama düşüşü gibi,
doğal, zarif ve derinden.
kalbimle, Huri
gerçeğin dili, hayallerin sesini kısıyor.
böyle arkasına bile bakmadan gidenler var ya,
onlar acının çekirdeği gibi kalıyor boğazımda....Huri Çalışkan
susmak da bir dil…
ama en çok da içi konuşanlar anlar.
~Huri
efsane Jordan...
Jordan der ki;
hiçbir zaman şut atmadan önce negatif bir düşünceyi aklıma getirmem.
çünkü negatif sonuç benim işim değil.
Gibran da şöyle ekliyor;
üzüntülerimizi ve sevinçlerimizi,
daha onları yaşamadan seçeriz.
Michael Jordan rasyonelin sesi,
Khalil Gibran sezginin…
ikisi de aynı kapıyı aralıyor bizlere,
yaşam, içten yapılan bir seçim, düşünce, duygu ve niyet ile...
ve çoğu zaman kader,
sadece o ilk düşünceyle başlayan sahnenin mimarı.
kalbimle, Huri.
gecenin istasyonu yok
ve...gökyüzü bir tren, vagonlarında yıldızlar uyuyor...
belki de gerçek dediğimiz şey,
ortaklaşa gördüğümüz uzun bir rüyadır.
bir yıldız kaydığında dilek tutuyoruz…
peki ya o yıldız, kendi sessizliğinde ne diliyor?
perde kapanınca tiyatro biter mi,
yoksa biz, alkışsız bir sahnede hâlâ rol mü yapıyoruz?
ışık bize dokunduğunda aydınlanıyor muyuz,
yoksa sadece görünür mü oluyoruz?