Yürekleriyle, inançlarıyla, vatan sevgileriyle oradaydılar.
Bize bağımsızlığı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına sonsuz şükranla… O gün atılan her adımda, bugün attığımız her nefeste onların izi var.
Gururla, minnetle, sevgiyle; 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
babamın kızı olduğumu dünyaya duyuran o onurlu mührü ismimin yanında taşımak, beni daima dimdik kıldı. soyadım, nüfus kâğıdındaki harfler dizisi değil, babamdan kalan en temiz mirastı. ve ben o mühürü, yüreğimin tam ortasında gururla taşıdım.
çocuğun kahkahası hakikatin en berrak aynasıydı. ama ulu orta, gerekli–gereksiz susturuldu, üzerlerine örtülen eşyalar gibi. ve çocuklar unuttu o örtüyü atıp yeniden gülmeyi.
şimdi mi? aynı anne babalar, çocukları bir yudum gülsün diye psikolog–psikiyatr kapılarında dolaşıyor.
insanlık, en çok sustuğu yerde yara aldı. adalet, sokak lambalarının altında üşüyen bir çocuk kadar savunmasız kaldı. ama umut, hâlâ direnenlerin cebinde, çürümeyen tek ekmek gibi sıcak duruyor.
İçim, yağmura dönmek isteyen bir bulut bugün
ve şöyle denilmişti;
Türkler oradaydı…
Yürekleriyle, inançlarıyla, vatan sevgileriyle oradaydılar.
Bize bağımsızlığı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına sonsuz şükranla…
O gün atılan her adımda, bugün attığımız her nefeste onların izi var.
Gururla, minnetle, sevgiyle;
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
babamın kızı olduğumu dünyaya duyuran o onurlu mührü ismimin yanında taşımak, beni daima dimdik kıldı.
soyadım, nüfus kâğıdındaki harfler dizisi değil,
babamdan kalan en temiz mirastı.
ve ben o mühürü, yüreğimin tam ortasında gururla taşıdım.
teşekkür ederim BABA
çocuğun kahkahası hakikatin en berrak aynasıydı.
ama ulu orta, gerekli–gereksiz susturuldu,
üzerlerine örtülen eşyalar gibi.
ve çocuklar unuttu o örtüyü atıp yeniden gülmeyi.
şimdi mi?
aynı anne babalar,
çocukları bir yudum gülsün diye
psikolog–psikiyatr kapılarında dolaşıyor.
yalanın sesi yüksek çıkar çünkü hakikat mikrofona ihtiyaç duymaz
korku, kapıyı kilitler,
cesaret, aynı anahtarı çevirir.
ölüm, sevgiyi yenemez;
çünkü sevgi, mezar taşlarına değil
sonsuzluğa yazılır.
insanlık, en çok sustuğu yerde yara aldı.
adalet, sokak lambalarının altında üşüyen bir çocuk kadar savunmasız kaldı.
ama umut, hâlâ direnenlerin cebinde,
çürümeyen tek ekmek gibi sıcak duruyor.
şimdi sen,
aşkın gömleğini giymiş bir göçmen kuş gibi
kokunu bırakıyorsun yol boyu.
ah sevgilim,
teninin rengi begonvilin sarhoşluğuna karışmış,
gözlerimle öpüyorum seni,
her adımda bir dua,
her nefeste şükür gibi…
sana hiç var olmayan hecelerden cümle kuruyordum.