İnsanı ayrıştıran din, dil, ülkesi değil penceresinden nasıl gördüğüdür.
sevgilim,dudak kenarındaki buselerden mi doğuyorbu sabahın ışıkları?
bugün de yaşıyoruz çok şükür,damarımda adın,yeryüzünde ayakların.
balam, sen bir gülümse…buralara leylaklar düşsün
insan büyümek içinönce soğuğu mu sevmeli anne,yoksa açlığı mı öğrenmeliilk ninnisi sustuğunda?
,, ruhu susturulan her cesur kalp, bir ülke yitirir içinde." YİTİRME
( kadın ve erkek )dünya, iki nefesin arasındaki sessizlikten doğdu.biri kadındı, topraktan gelen.diğeri erkekti, göğe bakan.biri içe dönerken sezgiyi,öbürü dışa yürüdü niyeti.ama ne biri eksikti,ne diğeri fazlaydı.çünkü bu hikâyede. tamamlamak” yoktu.,, birlikte var olmak” vardı.kadın suyu getirdi,erkek ateşi yaktı.birlikte yoğurdular çamuru,ve...ev dedikleri ilk yeri.birlikte baktılar göğe dua dedikleri ilk sese...kadın kök oldu,erkek yön.toprak derinleştikçe,kök güçlendi.ve kök tuttukça,gövde büyüdü.birbirini susturmadan,birbirine yaslanmadanancak ,, birlikte yürüyerek "var oldular.asıl bağ,bedenlerde değilruha birlikte dokunabilmekteydi.ışığı, karanlıktan taşıyabilmekte.kalbimle...
ve sen hep şarkının en sessiz yerinde kaldın...
sana bakmak, zamansız bir şarkının tam ortasında yakalanmak gibiydi, bak, nakaratında yine durdu soluklar...adını anmadığım her cümlede, dudaklarım seni bekleyen bir kapı, açılmaya meyilli
yanından geçerken rüzgârın dahi yüzümü tanır...
sana bakmak, zamansız bir şarkının tam ortasında yakalanmak gibiydi, bak, nakaratında yine durdu soluklar...
sevgilim,
dudak kenarındaki buselerden mi doğuyor
bu sabahın ışıkları?
bugün de yaşıyoruz çok şükür,
damarımda adın,
yeryüzünde ayakların.
balam, sen bir gülümse…
buralara leylaklar düşsün
insan büyümek için
önce soğuğu mu sevmeli anne,
yoksa açlığı mı öğrenmeli
ilk ninnisi sustuğunda?
,, ruhu susturulan her cesur kalp, bir ülke yitirir içinde." YİTİRME
( kadın ve erkek )
dünya, iki nefesin arasındaki sessizlikten doğdu.
biri kadındı, topraktan gelen.
diğeri erkekti, göğe bakan.
biri içe dönerken sezgiyi,
öbürü dışa yürüdü niyeti.
ama ne biri eksikti,
ne diğeri fazlaydı.
çünkü bu hikâyede. tamamlamak” yoktu.
,, birlikte var olmak” vardı.
kadın suyu getirdi,
erkek ateşi yaktı.
birlikte yoğurdular çamuru,
ve...
ev dedikleri ilk yeri.
birlikte baktılar göğe
dua dedikleri ilk sese...
kadın kök oldu,
erkek yön.
toprak derinleştikçe,
kök güçlendi.
ve kök tuttukça,
gövde büyüdü.
birbirini susturmadan,
birbirine yaslanmadan
ancak ,, birlikte yürüyerek "
var oldular.
asıl bağ,
bedenlerde değil
ruha birlikte dokunabilmekteydi.
ışığı, karanlıktan taşıyabilmekte.
kalbimle...
ve sen hep şarkının en sessiz yerinde kaldın
...
sana bakmak, zamansız bir şarkının tam ortasında yakalanmak gibiydi, bak, nakaratında yine durdu soluklar
...
adını anmadığım her cümlede, dudaklarım seni bekleyen bir kapı, açılmaya meyilli
yanından geçerken rüzgârın dahi yüzümü tanır
...
sana bakmak, zamansız bir şarkının tam ortasında yakalanmak gibiydi, bak, nakaratında yine durdu soluklar
...