Deniz kenarında içinde pusula olan bir şişe bulunmuştur.Pusulada şunlar yazmaktadır: ''Paylaşmak... Paylaşabilmek.En güç şartlarda bile,bu ihtiyacı duymak... 'Sen'i arıyoruz...''
Sana kalman için yalvardığım o günler mazimin kaç derece doğusunda ya da batısında bilmiyorum ama şarkılar anlamını yitirdi birer birer... Eskiden dinlerken yatağıma gömüldüğüm o şarkımız bile artık yabancı kulaklarıma. Uykularımdan uyanıp pencere kenarında sabahladığım gecelerde, küçükyalı ışıklarında gözlerini arayan o hallerimde yok artık. En büyük hasreti bile gülümseyerek yaşayan çünkü o hasreti sen olduğun için seven o umursamaz hallerimde yok artık. Gidişine rağmen belki bir gün ararsın diye her telefona koşan o çaresiz hallerimde yok artık. Gerisini mi merak ediyorsun? Bende sana dair hiçbir şey yok artık...Sen yoksun artık...
yüreğimi yakan beni yok eden dağları delecektim ferhat yapmıştı mecnun olayım dedim sen leyla değildin ben kerem de değilsem sen kimdin hayatımı karartan ey fani samsun gülü serptin beni kaynar suların içine
'Dağ rüzgarlarında soluyup hiç esridin mi? Söyle duydun mu dağları göğüs kafesinde,bulutlar ağdı mı başına söyle! Sarı çiğdemler önünde el çırpıp; bakir türküler çığırıp döndün mü sen. Duydun mu kesiksiz dağ uykularında Hakkuran kuşlarının dem tuttuğunu duydun mu...'
Sen,ben o, biz siz onlar. Onlar yok oluyor Irakta. Hani sen ben o. Neyiz be. İnsan mı? Şiirlerde kalan erdemli insan mıyız? Vur Amerika Vur. Gel beni de vur Şahsiyetsiz yaşamaktansa bari vur da ben de öleyim.Öleyim ki. ancak temizlenirim bu vurdum duymaz şerefsizlikten.
SEN
gelince aklima aglamak var ya..
Ha sen, ha ben...
Sen miydin o? :)
Deniz kenarında içinde pusula olan bir şişe bulunmuştur.Pusulada şunlar yazmaktadır:
''Paylaşmak...
Paylaşabilmek.En güç şartlarda bile,bu ihtiyacı duymak...
'Sen'i arıyoruz...''
Sen dudaklarımda bir sözcük
Sen içimde bir sıcaklık
Aldığım nefeste
Sustuğum kelimede
Ve binlerce ölüm zincirinde
Sen
Adını koyamadığım bir şeysin...
Sana kalman için yalvardığım o günler mazimin kaç derece doğusunda ya da batısında bilmiyorum ama şarkılar anlamını yitirdi birer birer... Eskiden dinlerken yatağıma gömüldüğüm o şarkımız bile artık yabancı kulaklarıma. Uykularımdan uyanıp pencere kenarında sabahladığım gecelerde, küçükyalı ışıklarında gözlerini arayan o hallerimde yok artık. En büyük hasreti bile gülümseyerek yaşayan çünkü o hasreti sen olduğun için seven o umursamaz hallerimde yok artık. Gidişine rağmen belki bir gün ararsın diye her telefona koşan o çaresiz hallerimde yok artık. Gerisini mi merak ediyorsun? Bende sana dair hiçbir şey yok artık...Sen yoksun artık...
sana gün kadar güzel olduğunu söyleyemeyeceğim.çünkü günler değişkendir.ama bir japon feneri kadar güzelsin'
boris vian
''Kufi yazıdaki kef gibi bomboşsun! ...''
Bir sen kaldın yüreğimin köşesinde
Yağmurlardan rüzgarlardan uzak..
Bir o kadar sevgilere tutsak...
'... yalnız kentlerin yalnız çocuğu
Yudum yudum yalnızlığı tadarsın...'
yüreğimi yakan beni yok eden dağları delecektim ferhat yapmıştı mecnun olayım dedim sen leyla değildin ben kerem de değilsem sen kimdin hayatımı karartan ey fani samsun gülü serptin beni kaynar suların içine
Ona ne şüphe efendim :)
'Dağ rüzgarlarında soluyup hiç esridin mi?
Söyle duydun mu dağları göğüs kafesinde,bulutlar ağdı mı başına söyle!
Sarı çiğdemler önünde el çırpıp; bakir türküler çığırıp döndün mü sen.
Duydun mu kesiksiz dağ uykularında Hakkuran kuşlarının dem tuttuğunu duydun mu...'
Oysa sen ne cenneti isteyecek kadar asik oldun,ne de cehennemi isteyecek kadar ayrilik...
Sen seni ne sanırsın
Faniye aldanırsın
Hoş birgün uyanırsın
Tevhide gel tevhide
Aziz Mahmud Hüdai
Sen hüzzam bir yarasın,
her nefes alışta sızlayıp duran....
beni hiç bilmesen… belki gelirdin…
...
Hiç umut yoktu sende o yüzden vazgeçilmezdin, vazgeçilmezimdin…
...
***
Beklerim özüme mihman olasın
Her selamın canevimi sulasın.
Bende sabır tükeniyor bilesin,
İçmeden sızdımsa sebebi sensin!
* İkinci tekil şahış.
* Karşımızdaki kişilerin en çok duymak istediği söz.
* İletişim kurmada birinci kural.
* Karşımdaki insana göre ben.
sen sen,
anladın sen onu anladın,
hadi bırak numarayı.
Zorlasmayan kolaylarin canini acitiyorsun...
Süphelerim var bu gercekten senmisin...
bknz:Geyiklikde sinir tanimayan
Ben senim iste..sende ben.
Bakma bana öyle derin
İşim olmaz senle benim
Hiç bu kadar sevilmedin
Gözlerinden okuyorum
Haberin yok ölüyorum
Sorma bana nerelisin
Ne içersin ne giyersin
Derdim sana derman osun
Ben gönülden okuyorum
Haberin yok ölüyorum
Azdı yine deli gönül
Üzerine geliyorum
Geçti yine boş bir ömür
Ellerinden öpüyorum
Haberin yok ölüyorum
Haberin yok ölüyorum
Sen gelirken ben gidiyorum
Dermanım yok ölüyorum
Ayrılırken ben içiyorum
Sen
Ölü doğmuş bir bebeğin
Annesine duyduğu öfke kadar manasız
Yavru ceylanın bir kartal pençesinden
Annesine son bakışı gibi bakansın bana...
Ve sen bitanem
Mart güneşinin aldattığı
Zamansız açan çiçekler kadar sabırsız
Yar etmeyip ellere alıpta sevdasını
Dağlara kaçırtan fermansın bana...
Sen
Yağmura hasret çöllerin
El açması gibi yağmura hep dilimde duam
Elimi uzatıpta tutacağım sandığım
Gökteki yıldızlar kadar uzaksın bana...
Ve sen aslında
Köroğlundan bir acı nara
Bolu dağlarında ömürlük konaksın bana
Anamın sütü kadar helalsin amma
Zalimlerin koyduğu yasaksın bana
Şairi ben değilim. :))
ben olmayan ben'ler....
sen işte...!
Sende mi Brütüs?
'ben' olamayan herşey
Sen,ben o, biz siz onlar. Onlar yok oluyor Irakta. Hani sen ben o. Neyiz be. İnsan mı? Şiirlerde kalan erdemli insan mıyız? Vur Amerika Vur.
Gel beni de vur Şahsiyetsiz yaşamaktansa bari vur da ben de öleyim.Öleyim ki. ancak temizlenirim bu vurdum duymaz şerefsizlikten.