sen doğum günü hediyem misin? diyelim ki hoşgeldin... peki beni çok sevecek misin? yoksa sen de her düş gibi çabucak kırılıp dökülür müsün gözlerimden! ! ?
Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle... Ucundan dökülen aşkla, umutla, çığlıkla... Belki de nefretle... Her umuda avuc açtım... Sen dilendim... Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim... Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Hayallerimin paragraf başlarına... Umutlarımın parantez içlerine...Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle... Her şeyi sana yazdım,seni de herşeye
Sen gittikçe temellerim çözülür bir harf düşer döndükçe sen Bir harf kapı aralarında bir harf açlıkta göçte bir harf Güç gelir sağlam damarlarında durmak bir harfin Kanayan bir harftir açtıkça sen geceye yüzünü Masalara bir harf için özlemini koyarsın dayanılmaz Unutulmaktan mürekkep bir adamım,kırık bir harfim ben Sen çarpış harflerimle topla toparla beni çözülmesin temelim..
Sen görüpte dokunamadığım... Sen dokunupta hissedemediğim... Sen hissedipte yaşayamadığım... Sen ilk ve son hayallerimde ki aşkımsın... Ben senin GÖZLERİNİN ESİRİYİM....
sen gerçek olsan bana bu mantıkla gelmezsin - kapıyı aralamadan önce delikten bakıp kim olduğunu görmek lazım diil mi? gerçek hayatta bilmediğin sadece kelimelerle tanıdığın bi insana nası güvenirsin derim kendime ve kapatırım kepenklerimi dış dünyaya kapalı kutuyum ben,
ya sen olmasaydin... hayalimde bile gözlerinin pariltisini görmeseydim o sicak yansiyan gülümsemene hayran kalmasaydim veya güldügünde o gamzeni farketmeseydim derin manalari bakislarina dalmasaydim icimde bir kipirti uyandirdigini bilmeseydim
ya sen olmasaydin... tanidikca canayakinligin beni sarsmasaydi senin degerli ve az bulunanlardan oldugunu bilmeseydim güvendigim, sonsuz kisilerdensin diye demeseydim kendime senin bende farkli oldugunu anlayip, itiraf edemeseydim seni sevmekten vazgecmeyi aklimdan gecirseydim
ya sen olmasaydin... ozaman ben ne yapardim? sanirim bos yasardim... hemde sensiz...
Sen ki çocuk halimsin... İstenilen ve arzulanan her şeyin penceresinden bakarak dünyaya Bu ters yüz olmuşluğun içinde gözlerin açık ölüyorsun Bu tükenen yaşayışların yerine kahroluyorsun Hüzünlü,yalnız ama direncin serinliğine dalıyor gözlerin Sende biten her ışıltıyı akıtarak... Bu yüzden sen benim susarken konuşan halimsin Ve bu yüzden sen,dağların düşerken gölgesinde Şerefli galibiyetle gözlerini açacağı en duru yurtsun Ve bu yüzden keşfedilmemiş yakalanmayı bekleyensin Arzularımızın tutsaklığına yakın duran hayalisin Cümlelerimdeki üç noktam,benliğimindeki virgülüm yokluğuna susarken konuşan halimsin...
Sen yitirilmiş yılların ardından elimde kalan tozlu resim. Sen yürüdüğüm yollarda üstüne basmaktan korktuğum ayak izim. Sen deniz kenarında topladığım nadide çakıl taşım. Sen sessizliğe inat korkusuzca haykırdığım sesim.
Sen yine olduğun gibi kal!
Benim için sakın değişme.
Giderim bugün ha yarın,
Hareket vakti gelince...
sen doğum günü hediyem misin?
diyelim ki hoşgeldin...
peki beni çok sevecek misin?
yoksa sen de her düş gibi
çabucak kırılıp dökülür müsün gözlerimden! ! ?
Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle... Ucundan dökülen aşkla, umutla, çığlıkla... Belki de nefretle... Her umuda avuc açtım... Sen dilendim... Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim... Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Hayallerimin paragraf başlarına... Umutlarımın parantez içlerine...Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle... Her şeyi sana yazdım,seni de herşeye
Meçhul kaderin çizdiği yoldan gideceksin...
...
Sen gittikçe temellerim çözülür bir harf düşer döndükçe sen
Bir harf kapı aralarında bir harf açlıkta göçte bir harf
Güç gelir sağlam damarlarında durmak bir harfin
Kanayan bir harftir açtıkça sen geceye yüzünü
Masalara bir harf için özlemini koyarsın dayanılmaz
Unutulmaktan mürekkep bir adamım,kırık bir harfim ben
Sen çarpış harflerimle topla toparla beni çözülmesin temelim..
Mustafa CELEP..(Hafız)
Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir.
(Nâbî)
sen...
haylaz rüzgarlar önünde şimdi.....
sevdanın yükünü attım omuzumdan!
sen...
sandığım şey belki benim yüreğimdi....
'İki alem senin kabuğundur, sen ancak alemin özüsün,
Seninle hay'dır eşya; kendini bil, ruh-u azamsın.'
Erzurumlu İbrahim Hakkı
… yoktun, ben yalnız kalmayı öğrendim…
Bu kadar hissiz olmamın baş mimarı! ! !
senli,benli laubali olmasak
işin şuuru kaçıyor
Sen insanoğlu ırkının en modele uyan şeklisin! ! !
Ben olmadığımda yalnızlığa mahkum ışıksız bir şehir...
İkinci tekil şahıs.
SEN
Beklenen.
Özlenen
SEN,
Gelmeyensin
Sen, sen ne tatlı belasın sen.
Sen görüpte dokunamadığım...
Sen dokunupta hissedemediğim...
Sen hissedipte yaşayamadığım...
Sen ilk ve son hayallerimde ki aşkımsın...
Ben senin GÖZLERİNİN ESİRİYİM....
sen ve ben tükenmez simgesiyiz olomayan aşkımızın...! ! !
...Asİ...
Herkesin vardır bir SEN'i,
Sen dediğim kişi ne kadar SEN olabiliyor....
efendim kısaca halk arasında rüyelenme deyu tabir edilir
bknz: ben zikrettim herkes kınadı lakin uzak yazdı edebiyat oldu.
asabiyetlen...
Sen ellerimde,
Sen gözlerimde,
Issız geçen her gecemde,
Herşeyinle yanımdasın.
Bağrıma saplanan paslı hançersin sen,
Arayıp bulamazsın benim gibi seven.
Böyle çekip gitmezdin neden yokken,
Benim için değerini ah bir bilsen.
Sen
Koku, tad, sıcak... sende her aradığım vardı:
Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı.
Arif Nihat Asya
2=1Kim o deme boşuna... Benim ben.Öyle bir benki gelen kapına Başdan başa Sen.ÖZDEMİR ASAF
sen gerçek olsan bana bu mantıkla gelmezsin
-
kapıyı aralamadan önce delikten bakıp kim olduğunu görmek lazım diil mi? gerçek hayatta bilmediğin sadece kelimelerle tanıdığın bi insana nası güvenirsin derim kendime ve kapatırım kepenklerimi dış dünyaya
kapalı kutuyum ben,
Bir hayaldin öncesinde,
adın konmuş aşk dilinde,
ben senin sadece imkansızındım...
kelimeler tükendi de sen bitmedin bak içimde
belkide ben senin korkularındım.....
ya sen olmasaydin...
hayalimde bile gözlerinin pariltisini görmeseydim
o sicak yansiyan gülümsemene hayran kalmasaydim
veya güldügünde o gamzeni farketmeseydim
derin manalari bakislarina dalmasaydim
icimde bir kipirti uyandirdigini bilmeseydim
ya sen olmasaydin...
tanidikca canayakinligin beni sarsmasaydi
senin degerli ve az bulunanlardan oldugunu bilmeseydim
güvendigim, sonsuz kisilerdensin diye demeseydim kendime
senin bende farkli oldugunu anlayip, itiraf edemeseydim
seni sevmekten vazgecmeyi aklimdan gecirseydim
ya sen olmasaydin...
ozaman ben ne yapardim?
sanirim bos yasardim...
hemde sensiz...
Sen ki çocuk halimsin...
İstenilen ve arzulanan her şeyin penceresinden bakarak dünyaya
Bu ters yüz olmuşluğun içinde gözlerin açık ölüyorsun
Bu tükenen yaşayışların yerine kahroluyorsun
Hüzünlü,yalnız ama direncin serinliğine dalıyor gözlerin
Sende biten her ışıltıyı akıtarak...
Bu yüzden sen benim susarken konuşan halimsin
Ve bu yüzden sen,dağların düşerken gölgesinde
Şerefli galibiyetle gözlerini açacağı en duru yurtsun
Ve bu yüzden keşfedilmemiş yakalanmayı bekleyensin
Arzularımızın tutsaklığına yakın duran hayalisin
Cümlelerimdeki üç noktam,benliğimindeki virgülüm
yokluğuna susarken konuşan halimsin...
Sen yitirilmiş yılların ardından elimde kalan tozlu resim.
Sen yürüdüğüm yollarda üstüne basmaktan korktuğum ayak izim.
Sen deniz kenarında topladığım nadide çakıl taşım.
Sen sessizliğe inat korkusuzca haykırdığım sesim.
Sen kış güneşi misin
Yakarsın ısıtmazsın...
_S.Karakoç