Bir bahar günü doğdun sen Baharın ta kendisi oldun sen şimdi her baharda doğan çocuklarla Sen en aşılmaz boya tenlerinde saçlarında Sen görünür görünmez ufuklarda Karlar erir erir kaçar kaçar da Gökler yağmur biçiminde güler ağlar ağlar da Güneş öğünerek yansır yansır da sularda Gelirsin her baharda Bir diriliş gibi ölü dünyaya Ölüler gölgenden ateş ala ala Ekilip biçilip yankı yapa yapa Yaz sıcaklığından arta arta Birer birer çıktılar gönlümüzün aynasına tarlasına Ki bir bahar günü doğdun sen
neyleyeyim o halde başkasıyla geçen zamanı, sonu sen'sen... ve neyleyeyim ben sadece hayalinle geçirdiğim gecelerimde çektiğim acıları. yanında değilken mutlu olmalarım neye yarar benim için sonuç hep sana çıkıyorsa... ayrılmalarımın sebepleri bile sadece sende son bulacak olan zamanımın daha zorlu geçmesini sağlıyorsa seninle arama neden 'ayrı'lıklar girsin ki?
eğer hayatta geçirilen tüm zamanların en nihayeti sende son buluyorsa, ve ben sadece sana ulaşacağım zamanı yaşıyorsam neye yarar benim sensizken yaşadıklarım ve ne işe yarar bu geriye kalan onca boş zaman? boş zamanlarımın 'boş' olma sebepleri sensen ve ben sadece seninle olan zamanlarda mutluysam o halde gerek yok başka şeylere. sadece sen ol, sen ol, sen ol hayatımda ki zorunlu olduğum bu zamanları en sevgiliyle geçirebileyim.
hayatsın sen Nymphe'sin, tohumda bekleyen meyve mürver gölgesinde yeşeren rûya ihanetsin, Kirke'nin güzel sesi bir gülüşün içine saklanmış ejder sevinçsin sen sevinç perilerinin gözlerindeki keder unutulmuş yalanlardan dökülmüş unutulmuş anlardan sökülmüş hançer gibi çıplak, gibi kirli ve safsın gömülü çalgıların çıngır telinde hep yarıda kalan kırık şarkısın...
evet sen hiç karşılaşmadığım sen.... o bana bir nefes mesafede durduğuna inanmak istediğim sen... erguvanların zamanı geldi geçiyor yine İstanbul'da... sana 'sen' diyebilmek için daha kaç bahar duracağım bu diyarda? 'sen' olabilecek kimsem yoksa yanıbaşımda... koca dersaadetin saadeti acep hangi kuytuda?
Sendin o biliyorum.Hayatıma o kadar kendiliğinden,o kadar doğal bir girişin vardı ki...Aslında şimdi de korkuyorum,benim için bu kadar önemli olduğun için.Kendimi uçurumun kıyısında gibi hissediyorum.Oysa ellerin,gülümsemen ne kadar sıcak.Sesinin tınısı,sözlerin,bakışların ve herşeyin benim için bu kadar özelken,bütün bunların başkasına da böyle görünmesi olasılığı bile benim için çok yıkıcı.Sen,sen,sen o kadar çok özelsin ki bunu yalnızca ben görebilirmişim gibi geliyor.Ne olur sisler içinde kaybolma! ..
aczimin külliyatında tüm istikametlerim sana. hiçliğimin en hat safhasında bir tek rotasın; bir tek seyir. bir tek seni zayi edemedim içimin dehlizinde. kitabelerde biriken figanımsın. gecenin kertiğine büzüşmüş izbeliğimle istifledim manasızlığımı… ….
gidişinin menziline düşlerimde öbeklendikçe sen! ömrümün ehramında gediklerden yontuyorum seni. bir ok gibi sığıntılığım … …
sen sinede gizli olduğun halde ben bundan gafil imişim gözde gören sen iken ben bundan gafil imişim yaşadığım müddetçe cihanda senin nişanını aradım bitün cihan sen iken ben gafil imişim
Ne aradıysam bilki sende bulmuşum. Senden öncesi yoktu Seninle var olmuşum. Sende bütün özlemler. Sende bütün gelecek. Beni bende arama. Ben artik sen olmuşum.
'Sen geldin benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir kardı Bulutlar geldi altında durduk
Konuştun güneşi hatırlıyordum Garibdin yepyeni bir sesin vardı Bu ses öyle benim öyle yabancı Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz kardı
Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı' S.Karakoç
Bir bahar günü doğdun sen
Baharın ta kendisi oldun sen
şimdi her baharda doğan çocuklarla
Sen en aşılmaz boya tenlerinde saçlarında
Sen görünür görünmez ufuklarda
Karlar erir erir kaçar kaçar da
Gökler yağmur biçiminde güler ağlar ağlar da
Güneş öğünerek yansır yansır da sularda
Gelirsin her baharda
Bir diriliş gibi ölü dünyaya
Ölüler gölgenden ateş ala ala
Ekilip biçilip yankı yapa yapa
Yaz sıcaklığından arta arta
Birer birer çıktılar gönlümüzün aynasına tarlasına
Ki bir bahar günü doğdun sen
__ S. Karakoç
Sen gece hemin yanarsan ey zar.
Men gece vü gündüzem giriftar..
fuzuli
çok seviyorum seni bennn:')
Sen, ben ve herkes gittiğinde, geirye kalıcak tek insan demektir.
içerisinde yüzlerce ben olan.
neyleyeyim o halde başkasıyla geçen zamanı, sonu sen'sen... ve neyleyeyim ben sadece hayalinle geçirdiğim gecelerimde çektiğim acıları. yanında değilken mutlu olmalarım neye yarar benim için sonuç hep sana çıkıyorsa... ayrılmalarımın sebepleri bile sadece sende son bulacak olan zamanımın daha zorlu geçmesini sağlıyorsa seninle arama neden 'ayrı'lıklar girsin ki?
eğer hayatta geçirilen tüm zamanların en nihayeti sende son buluyorsa, ve ben sadece sana ulaşacağım zamanı yaşıyorsam neye yarar benim sensizken yaşadıklarım ve ne işe yarar bu geriye kalan onca boş zaman? boş zamanlarımın 'boş' olma sebepleri sensen ve ben sadece seninle olan zamanlarda mutluysam o halde gerek yok başka şeylere. sadece sen ol, sen ol, sen ol hayatımda ki zorunlu olduğum bu zamanları en sevgiliyle geçirebileyim.
hayatsın sen
Nymphe'sin, tohumda bekleyen meyve
mürver gölgesinde yeşeren rûya
ihanetsin, Kirke'nin güzel sesi
bir gülüşün içine saklanmış ejder
sevinçsin sen
sevinç perilerinin gözlerindeki keder
unutulmuş yalanlardan dökülmüş
unutulmuş anlardan sökülmüş hançer
gibi çıplak, gibi kirli ve safsın
gömülü çalgıların çıngır telinde
hep yarıda kalan kırık şarkısın...
Bazen dönülmez kararlar almaya çok yakında duruyorsam
Anla anla aşksın sen
Cansın sen
Uykusuzluğum dalgınlığım hep bu yüzden
Aşksın sen, cansın sen..
-Yalın-
'Şen dünya içinde sen dünya içinde bir avuç şen dünyaydın sen '
S.Karakoç
kendime en yakın olandır....
'sen' diyorsam elimi uzattığımda uzanabileceğimi düşündüğümdendir....
'onlar'dan daha beride...
'siz' den daha samimi...
'o' ndan daha yakın...
ama sen...
evet sen hiç karşılaşmadığım sen....
o bana bir nefes mesafede durduğuna inanmak istediğim sen...
erguvanların zamanı geldi geçiyor yine İstanbul'da...
sana 'sen' diyebilmek için daha kaç bahar duracağım bu diyarda?
'sen' olabilecek kimsem yoksa yanıbaşımda...
koca dersaadetin saadeti acep hangi kuytuda?
....
aşkın iki öznesinden biri...
Sendin o biliyorum.Hayatıma o kadar kendiliğinden,o kadar doğal bir girişin vardı ki...Aslında şimdi de korkuyorum,benim için bu kadar önemli olduğun için.Kendimi uçurumun kıyısında gibi hissediyorum.Oysa ellerin,gülümsemen ne kadar sıcak.Sesinin tınısı,sözlerin,bakışların ve herşeyin benim için bu kadar özelken,bütün bunların başkasına da böyle görünmesi olasılığı bile benim için çok yıkıcı.Sen,sen,sen o kadar çok özelsin ki bunu yalnızca ben görebilirmişim gibi geliyor.Ne olur sisler içinde kaybolma! ..
'...den
geLen
herşey
hıçkırıyor...'
aczimin külliyatında
tüm istikametlerim sana.
hiçliğimin en hat safhasında
bir tek rotasın;
bir tek seyir.
bir tek seni zayi edemedim
içimin dehlizinde.
kitabelerde biriken
figanımsın.
gecenin kertiğine
büzüşmüş izbeliğimle
istifledim manasızlığımı…
….
gidişinin menziline
düşlerimde öbeklendikçe sen!
ömrümün ehramında
gediklerden
yontuyorum seni.
bir ok gibi
sığıntılığım …
…
bitmek bilmeyen mevsimsizliğin
ikliminde,
tökezlediğim taşlar
kanatır ayak uçlarımdaki gölgemi.
hibe edeceğim neyim kaldı ki
marazi serkeşliğimden
başka?
usumda kuyulanan
sesin,
mülteci yalnızlığımda
girdin düşlerime …
….
ey vefâsız! ...
şimdi, avuçlarımda sakladığım
örümceğin zehrini
akıtıyorum
damarlarıma.
sana olan istikametlerimi siliyorum
usumun haritasından.
idrakine varamadığım
sevdanı bıraktım kapının eşiğine! …
senin için,
o mu, diye sordular
o değil, dedim onlara
anladılar.
Sen
Seni özleyenin
Özleminden habersiz
Özlemle
Özlenmektesin
Sen var ya
Sen
Özlemlerin
İçinde
En çok
Özlenensin...
çocuksun her ayrılıkta imlası bozulan!
...varlığı sorgulanırken, kalabalıklarda kaybolan...
BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
Nazım Hikmet
'Sen,,Sen,,Sen yok olabilirsin ama seni sevmis olmam yok olabilir mi? Özlemis olmam yok olabilir mi? Öylesine yer alıyor ki karsım da Sen Sen Sen..
sen iskeleye bağlı,fırtınalardan yoksun tatlı rüzgara razı...
ben açık denizdeyim deniz bu belli olmaz.....
kanı çekilmiş hayat gibi karşımdaydın,yinede, gidişin kadar hüzünlü değildi..!
sen sinede gizli olduğun halde ben bundan gafil imişim
gözde gören sen iken ben bundan gafil imişim
yaşadığım müddetçe cihanda senin nişanını aradım
bitün cihan sen iken ben gafil imişim
SEN OLDUM
Ne aradıysam bilki sende bulmuşum.
Senden öncesi yoktu
Seninle var olmuşum.
Sende bütün özlemler.
Sende bütün gelecek.
Beni bende arama.
Ben artik sen olmuşum.
bilsen neler çektim ben
senden uzak oralarda
hiç çıkmadın aklımdan
senden uzak oralarda
küçücük bir çocuk düşmüş
bir romanın ortasına
bir aşkın öldüğü gün
ölmeli mi anısına?
yinede sen, en önce sen
yinede sen, en önce sen
bak solgun işte renkler hep
tek tek söndü ışıklar
adınla uyandım oysa
her günün sabahında
yapamayacağım şeyler war
birazcık anlasana
sen ki beni öldürensin
şimdi beni duymasan da
Bu melâl denizinde sukûn ettiğim
ellerimi böğrüme vurduğum acım,
gözlerimin oluklarına dolup dolup boşalan
iki büklüm üşüdüğüm,sığındığım
böyle aceleyle koyup gidiveren
yüzün, yüzümdür diye incitmediğim
'Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir kardı
Bulutlar geldi altında durduk
Konuştun güneşi hatırlıyordum
Garibdin yepyeni bir sesin vardı
Bu ses öyle benim öyle yabancı
Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz kardı
Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı' S.Karakoç
SEN bırak ümmetin ağlasın her gece..
SEN gül ne olursun...
benim gözlerimin pınarı kurusun..
SEN gül ne olursun..
..
BİR SÜRE SONRA
Bir süre sonra,
bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasındaki
ince farkı öğrenirsin,
Ve aşkın yaşlanmak,
birlikte olmanın da güvende olmak
anlamına gelmediğini öğrenirsin,
Ve öpücüklerin sözleşme
ve hediyelerin de vaat olmadığını öğrenmeye
başlarsın,
Ve yenilgileri
başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın,
bir çocuğun üzüntüsü ile değil, bir yetişkinin
zarafeti ile,
Ve her şeyi bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin
çünkü yarın ile ilgili her şey belirsizdir.
Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu
öğrenirsin
eğer fazla maruz kalırsan
Bu yüzden,
başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
kendi bahçeni yarat
ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ve göreceksin ki dayanıklısın...
Ve kuvvetlisin,
Ve değerlisin.
Veronica A. Shoffstall
'Gâh cilvelerle kendini eritiyor, gâh halvetlerde kendini topluyor..' M.ikbal/Câvidnâme
..sun öyle mi Efendim..?
..
...sanmaktan usandım kalbime dokunan her eli...
ve dahi gazali der ki:
ilm-i mantık bilmiyenin ilmine güven olmaz...