Biraz yağmur biraz yalnızlık biraz sen
Deniz kurşuni yapraklar kahverengi ve sarı
Sonbahar bir akşam güneşi gibi çekildi gönlümden
Kaldırımlar sarıya keser ağaçlar çırılçıplak
Koyu mavi bir akşamın serinliği gibi
Her hüznün içinde bir sen varsın
Bir hüzün tazeliğidir düşen her yaprak
Sarı bir güneş yalımı, kızıl bir yelpaze
Göklerden süzülen ışıltı, toprağa yazılan bir methiye
Esen yel bir ressamın fırçası dokunduğu her dala
Ateşten Bir de sen sessiz bir ilahi bırakır
SON SAHNE
Bazen bir evi sadece kederiyle tanırsın
gövdesi ahşap, avlusu derviş bir ev
uzar ikindi gölgeleri kalbimizin odalarında
Hatıralar gün boyu pencerelerden bakar
dünya dediğin bir gurbettir
Mart geldi, ben sonbaharı gördüm sokaklarda
Açan erguvanlar içimdeki mutluluğu söndürdü
Yeşeren dallar ıslak bir elveda taşıyordu
Aydınlık uzadı akşamlara, ben karanlığa hazırlandım
Sanki gün gün biraz daha azalıyor güneşin parlaklığı
I.
Ne çok şeyi sığmış senin o küçük kalbine
Gökyüzü, bir akşam kızıllığı, martılar
Bir de benim bütün ömrüm
Yürüyorsun, peşinden gidiyorum
Bir gülüşünde, sen akıyor bütün nehirler
Akşamın rengini soruyorsun
Tıpkı sensiz Kalan bu kentin
Son ışıkları gibi
Tükendi...
Kızıllar döküldü ellerimden
Bir adım daha yaklaş akşama
Başını göğsüme bırak
Duygular içimizde devleşsin
O hiç yaşanmamış ihtimallerle
Bazen sohbeti hiç çekilmez
Başımın içinde karanlık bir nehir çalıyor
Akıyor sessiz sabırlı ve bilinmeyene
An olur dalgaları düşlerime çarpar
Dillerim lal
Gözlerim anlamsız kalbimde endişe
Susarak konuşmak bu olsa gerek
Uyanma diye açık pencereden içeri koşan
Yağmurları yuttum
Şafak söktükçe ben diktim
Dimdiktim eğilmedim
Uyansan belki gidecektin
bilmiyorum, belki bir dağ eteği,
belki denizin mora çalan yüzü –
orası öyle bir yer ki,
sabahlar daha bir ılık orada,
akşamlar omzuma iner sıcak bir türkü gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!