Bir akşamüstü bulutunu çalmışsın İzmir'in
Koymuşsun karanlığımın duvarına
Işık olan gözlerini
İşte böyle başladı her şey
Yarım kalmış bir İzmir aşkı gibi
Bir avuç toprak tuttum avucumda
Yağmurun ilk damlasını bekleyen
Bir dağ yamacı gibi
Küllerimden kokusu tüten
Bir menekşe sabahına uyandım
Öyle sessiz
Bir ince bahar ince gönlüme bu gece
Güller usul usul değdi pencereme
Mahsun gönül yine seni andı gizlice
Bir çift göz bıraktın kalbimin derinine
Yorgun akşamların mor sessizliğinde
Bahar rüzgarında savurur saçlarını
Görenler unutamaz yeşil gözlerini
Bir bakışın var ki eritir kışlarını
Ah ne güzel Yeşil gözlerinde
Seni sevmek ne güzel
Bir haziran sabah uykusunda
Yeşil gözlerin düşmüş rüyalarıma
Su Gibi akıyordun
Asma bahçesi gibi yarı sarhoş
Biraz da rüzgar gibi
Yapraklarının en uçarı haliyle
Gözlerin yeşil bir bahar rüzgarı
Her bakışın içime doğar, ay ışığı
Düşlerimde gizli bir sevdamız var
Kaybolurum bakışlarının sıcaklığında
Yeşil gözlerin şarkı söyler bana
Çizgiler çizdim gecenin alnına
Bir dua gibi isimsiz değilmiş vakitler
Boş gözlerle uzaklara doğru bakarken
Konuştu yüreğimin kırık kapıları
Bir çocuk geçiyordu içimden elinde yıldız
Gözlerinmiş bilemedim ilkin
Uykunun kıyısından döndüm
Göz kapaklarımda biriken geceyi
Yıkadım çeşmede
Şimdi berrak bir sabah gibiyim
Acıyı bağrına basınca
Azalır mı?
Coşar mı? bilinmez.
Yürekten gelen her şey
İner derinlere
Bugün göğsümde bir kuş tüyü kadar hafif bir sızı,
Sabahın ilk ışığıyla dans eden toz taneleri gibi.
Ne ayrılık bu, ne veda,
Bir kuşun kendi yavrusunu uçurması, gökyüzüne kanat çırpması gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!