Dün kahvede otururken
Dediler ki "el alem" ne der?
Baktım el alem dedikleri
Mahalleden geçen üç çocuk
Bir de gelip geçeni süzen
Balkondaki meraklı ablalar
Ve insan
Kalbinde bir çocuk bahçesi
Kökleri maviye uzanan
Sonsuz bir ilkbahar
Altmışlı yılların çocuklarıyız
Mevsimlerden firar
Düşlerden baharı seçtik
Ama özlemek dediğin, bir şehrin yalnızlığı gibidir
İçeride kuşatılmış bir kalp
Dışarıda uğulduyan rüzgar.
Papatyalar al olsaydı
kimse inanmazdı temmuzun intiharına
bir çay bardağı kırılır gibi
dağılırdı rüyalarım
ellerim kanardı her dokunuşunda
sevmemi söyler miydi yapraklar
Sokak uyanıyor birer birer
İlk ayak sesleri
Bir kadın elinde ekmek
Güneşi bölüşüyor kuşlarla
l
Ey rakı
Sen bu halkın ağzındaki tek özgürlük
Biraz hüzün
Biraz kahkaha
Bir sabahı öpmek var ya
En çok da uykunun tam yarıldığı yerde
Ağzında bir simit kokusu
Gözlerinde hala bir rüyanın kırıntısı
O sabahı ben öptüm sandım
Oysa sabah beni öpmüş
Bir yangının ortasında durur gibi
Öyle terk edilmiş, öyle yalnız
Avuçlarında hep bir çocuk sıcaklığı
Sırtında bir dağın gölgesi kadar ağır yük
Oysa şairler gökyüzü gibidir
Sana bir şey diyeyim mi dede?
Zaman dediğin,
Bir saklambaç oyunu evin odalarında
Sen hep ebe olurdun
Gözleri kapalı sayarken
Biz çoktan saklandık
Dağlara vuruyor akşamın rengi
Bir yaprak düşüyor dalından
Sessizliğin tam göbeğinde
Seni düşünüyorum sevgili
Karlar erir mi hiç bu mevsimde
Yüreğimdeki donmuş zamanı kim ısıtır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!