Geceleri gökyüzüne
Bir çuval yıldız taşırım sanki sırtımda
Vücudun bir çarşaf gibi buruşuk
Uykusuzluğun zihnimde sokak lambası
Düşünceler birer karabulut tepemde
Gözlerim iki ağır kapı
Buz tutmuş zamanlarda
Açan çiçeklerin adıdır yalnızlık
Her bir yaprak ayrı yara
Her bir kök ayrı kavga
Karların altında unutulmuş bir el
Uzanır durur gökyüzüne
Kar bu gece sessizce indi
Çocuk gülüşleri gibi beyaz
Günahı olmayan bir masumiyetle
Kapladı çatıları yolları anıları bile
Ve ben anladım o an
İçimde bir kasım hüznü
Yapraklar sessiz, yerde serili hikayeler
Eski bir şarkının melodisi esiyor havada
Ve ben yine bir kasım'ın ela gözlerindeyim
Dalında bir sarı yaprağın titreyişi
Yorgun bir alev'in son nefesi gibi...
Hayat bazen
Dağlara salınmaktır
Yılkıya bırakılmış atlar gibi
Yapayalnız
İnsanın kendinden kaçmasıdır
Beyaz bir keder çöktü her yana
Zemheri yalnızlığın gözleri gibi bakarken geceye
Sen hiç kışın sevdin mi?
Sevdin mi ki üşüdüğün yerden yürek yakan bir sıcaklık çıkabilsin?
Kardelenler açmaz inatçı bir türküdür açan
Bir tanem,
Aralık bahçeme kar düşürdü bu sabah
Soğuk bir gül sarktı dalımdan bekleyişimle
Elini uzatsan erirdi zaman
Bir çay buharına sinerdi yüzün
Yalnızlığım koca bir ormanda
Yaşamak dedin mi
İlle de kıyak olacak
Ne küfre doyar
Ne de kahkahayla yetinir
Gömlek ütüsüz, ruh ütüsüz
Ama keyif yerinde
Şimdi bir ağaç var içimde
herkes gölgesinde otursun diye
dikilmiş
meyvesi
hep dallarda kalmış,
dalları
Bir ömür düşün
Yüzlerde yol
Binlerce akşam
Ama bazen insan...
Tek bir yüzde kök salar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!