I
İzmir
Senin sokaklarında
Sevmek, bir limana dönüşmektir
Bir sığınak, bir yolculuk
Akşam yine eski bir meyhaneye iniyor
Camlarda is, sokaklarda yorgun bir lacivert
meyhanenin en sessiz köşesinde
ince belli bir kadın oturur—
narin ve yalnız
Eskiden bahar vardı,
Şimdi mevsimlerin adı sen oldun.
Kar yağdı mı, sen gelirsin aklıma,
Yağmur yağdı mı, gözlerin.
Eylül sensin,
Nisan sensin,
Ellerim
başkalarının düşen yıldızlarını
tutmak için açıldı.
O kadar yıldız tuttum ki,
Avuçlarımdan
ışık sızıyor
Bir akşam vaktiydi
Ellerin düştü ellerimden usulca
Gidişin bir yaprağın sonbaharı sanki
Bir yıldızın kayıp gökyüzünde kayboluşu
gibiydi
Avuçlarımda, bir avuç yokluk kaldı
Gece uzun sürüyor sensiz odalarda
Saatler geçmiyor eski yaralarda
Adını koymuşum sessiz duvarlara
Bir sen dönsen dünyam canlanır
Penceremde bekler yorgun bir rüzgar
Bir serçe kondu pencereme
Gagasında bir tutam sabah
"Al" dedi "bu sana
Geceyi unut diye"
Bazı aşklar
Tam zamanında gelmez
Bir kalbe misafir olur
Ama ev sahibi hazır değildir.
Ben seni
Sen gidince
Evin içine sensizlik çöktü.
Duvarlar daha yüksek
Yalnızlık daha uzun oldu
Adını söylemedim kimselere
Bir yanım bağrı yanık bir türkü
Öte yanım kurşun yemiş bir turna
Gitmek desen yürek sürgünü
Kalmak desen ateşe su vermek gibi
Hangisi kolay söyle
Ölmek mi İnce İnce yaşamak mı gün gün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!