Ben siyah sen beyaz
İki farklı renk olsak da
Birbirimizi tamamlayınız
Ne yalnız karanlık
Ne yalnız aydınlık
Hayat hep siyah beyaz başlar
Beyaz saçlarım var
Alnımda çizgiler
Varsın olsun
Bu zamana kadar sevdim, sevildim
Bir evim oldu, bir masam
Misafir ağırladım, misafir oldum
Haziranda gözlerin
denize dökülen bir akşam gibi
bir sıcak rüzgarla gelir uzaktan
daha çok hatırlamak, unutmayı beklerken
daha çok kalmak, gitmeyi düşünürken
işte böyle bir şey...
Zaman içinde zaman kaybolur
Anılar dipsiz kuyulara çekilir
Hafızaları bulanıklaşır
Yaprak döker insan ilkbaharda
Unutulur saklı sevdalar
Ve gün gelir silinir tüm hafıza
Hüznünün rengini sordular, deniz dedim
Kokusu dediler, akşamüstü bir balıkçı barınağı
Peki sesi?
Bir çocuğun camdan bakıp
"Babam gelmeyecek" dedi andır
Ben en çok o anı yazamıyorum şiirlerimde
Bir yıldız uyandı avuçlarımda bu gece
Adını kış koydum
Üşüyen sokakların soluğundan öğrendim gecenin rengini
Kar ağır ve sessiz
Bir yüreğin derininden geçer gibi yağıyordu
Bir düş gibi gelme
Uyanırsam kırılır her şey
Gel de kal
Gel de kal ki
Zaman senden yana aksın biraz
Sabahları içime uğramıyor
Gözlerim açılıyor zifiri bir karanlığa
Zaman geçmek bilmiyor
Başka hayatlarda buluyorum kendimi
Susmanın bile sustuğu bir hali düşünemiyorum
Düşünsem de
İçtim hayatı bardaktan
Lafımı esirgemem, yakarım
Tatlıysa şeker gibi
Ağırsa rakı gibi
Ama içtim dibine kadar
(Torunlarım Demir ve Göktürk'e)
Demir
Adın ağır
Gülüşün hafif
Elini tuttuğumda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!