Ne çok kırdın dallarımı, ey bahar
Oysa ben sana, içimdeki karı eritmek için gelmiştim
Buz tutmuş bir pınar'ın ağzı gibi üşümüş dudaklarımla
Sen bana kan otları, yavşan otları, hüzün otları gönderdin.
Şimdi oturmuş bir kayanın yosununa
Bakıyorum uçurumdan aşağı,
Gül rengi akşamlar ile dokundu saçlarına Bahar
Bir ince Meltem gibi süzüldü kalbime yar
Mor menekşeler sustu gözlerinin yanında
Bir gonca titrer gibi adını andın Bahar
Ay ışığı omuzunda İpek bir şal gibiydi
Seni bahardan ayrı düşünmek olmaz
Bahar çiçek açar
Sen açtırırsın
Bahar ısıtır
Sen ısınırsın
Ben baharı sevdim mi sandın?
Şimdi gölgen düşüyor üstüme
Yeşil bir akşam gölgesi
Ağaçların uzattığı
Serin ve hüzünlü...
O gölgede oturuyorum
Baharın gözlerinde açan gül kokusu var
Gönlümün en derinde saklı bir duâsı var
Meltemin saçlarında sevdanın ışıkları
Kalbimin her yerinde adının baharı var
l.
Bu bahar
İlkbaharın doğuşudur söylene söylene
Bir çocuk gülüşüdür filizlenen
Yüreğimde bir sevdanın sıcak izl
Bir sabah çiy düştü gülün yaprağına
Yel vurdu saçından uçan yaprağa
Tomurcuk gözlerin açtı toprağa
Baharın kokusu sensin sevgili
Sabah bir kuş gibi konar dama
Uzanır ucu yanmış bir ip gibi
Karanlığı kesen bir aydınlık sarkar
Pencereden içeriye
Kalbinde sevgiler toplanır sımsıcak
Aydınlık serindir
Biz o büyük aşkları, kavgaları yazdık
Dağlara, zindanlara, aç denizlere söylendik
Sen ise bir akşam vakti
Bir kahvede yalnız başına oturan adamın
İçini sessizce bir şiirle doldurdun.
Sen bir başka baharsın bende
Daha yanık daha hoyrat
Tenimin isyankar çocuğu
Gözlerin dağların özlemidir
Saçların firari bir nehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!