Aşk dediğin nedir ki
Bir bakıştan öte bir sözden beri
Bir dokunuştan öte bir sözden ileri
Aşk dediğin nedir ki
Bir yürekten öte bir gözden beri
Kim demiş aşkın ilkbaharı olur diye
Yaprak dökeriz bazen
Köpük köpük öfkelere bulanan ses
Bir kasırganın savurduğu geceye dönüşür
Sonra aynı gövdenin yorgun nefesi gibi
İki çınar misali
Evet
Aşk da zamansızdır
Mevsim tanımaz
Bir temmuz ortasında
Düşer yüreğine kar
Sen sabahın ilk ışığında yıkanmış
Zeytin ağacısın
Ben köküne düşen bir çiy damlası
Sen dağlardan inen buz gibi berrak su
Ben kıyına sürüklenen taş
Ve biz bir ırmak olup akıyoruz
Gözlerin yasemin kokulu bir eylül gecesi
Belki dalgaların beyaz alevi ile
Açılmış bir mey gibi sarhoş
O gece, ela bir bakıştı deniz
Dalgaları dövülmüş gümüşe dönmüş
Gülün tam ortasında ağlıyorsun
Biliyorum aşkın en güzel yerinde
Gülün tam ortasında gülüyorsun
Biliyorum aşkın en acı yerinde...
Buradayım körfez
Sokakların akşamdan kalma sarhoşluğunda
Bakışın, deniz mavisi, sırlı bir çiniydi
Kırıldı içimde
Her vapur düdüğünde
Bir varmış bir yokmuş
Sen sağ ben selamet
Ara sıra çıkıyorsun karşıma
Mesela bugün gördüğüm çocuk
Sana benziyordu
Oysa kimse benzemez kimseye
Ne çok kırdın dallarımı, ey bahar
Oysa ben sana, içimdeki karı eritmek için gelmiştim
Buz tutmuş bir pınar'ın ağzı gibi üşümüş dudaklarımla
Sen bana kan otları, yavşan otları, hüzün otları gönderdin.
Şimdi oturmuş bir kayanın yosununa
Bakıyorum uçurumdan aşağı,
Seni bahardan ayrı düşünmek olmaz
Bahar çiçek açar
Sen açtırırsın
Bahar ısıtır
Sen ısınırsın
Ben baharı sevdim mi sandın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!