l.
Zambakların gölgesi uzadı iyice,
Akşam karanlığı geç düşüyor artık,
Üstü başı yağmur kokan bir inşaat işçisi.
Ardından bakakaldığım o sokak başı,
Nergislerin boynu bükük,
Hava kurşuni bir tülbent,
Sarı değil, mavi değil;
Arafta kalmış bir rengin tam ortası.
ll.
Balkon demirine konan kumru
Hani senin sevdiğin şarkıyı mırıldanırdı ya,
Bugün suskun.
Galiba onun da kanadında
Nisa'nın o yorgun uçuşu var.
Ağaçlar Son defa silkiniyor,
Dallardan süzülen her damla
İnce bir sızı.
lll.
Oysa mayıs geliyor
Bütün kapıları zorlayan o umutla
Ama ben seninle ıslanmayı özledim
Nisan bu son yağmurunda.
Yan yana yürümenin o hiç bitmeyen yokuşunda
Durup bir dut ağacının altında
Saçlarındaki suyu seyrederek.
lV.
Sokağın ucundaki vitrin camına vuran
Ne kışın ne de yazın sesi bu
Üzerinde iğde çiçeği kokusuyla kırışık
Son kez titriyor erguvanlar.
Tutamıyorum zamanı avucumda
Mayıs kendini davet ediyor ısrarla.
Bense hala yağmuru bekliyorum
Havluda unutulmuş bir sandalyenin üstünde
Tıpkı adım gibi bilemediğin
Tıpkı şiir gibi hep geç kalan
.
Kayıt Tarihi : 18.04.2026 20:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!