Dünya çilesini içmiş ey ana
Tanrı şahit buna güzler utansın
Hile düşünceler nazarlık sana
Yasını tutmayan buzlar utansın.
Beşeri âlemde ala atamsın
Kapanırsa geceler sensizliği nedeyim
Adın çarpar duvara İksirinde yüreğim
Kurulur dev kazanlar ruhum alıp gideyim
Yanmak uğrundaysa aşk yâr aşkına gereğim.
Hasret rüzgârıyla kulaklarım çınlıyor
Aşkın meyhanesi serdim postumu
Kabe’si niyazım atar gözlerin
Dara düşmüş gönül sorma dostumu
Gülü dikeniyle batar gözlerin
Yordum mazileri gezdim elleri
Bulutlardan ıslanır gözyaşında yaslanır
Sabahımın tanısın uyanışım bayrağım
Karılmış mayamızdan umudumuz beslenir
Nefesimin anısın sevincimsin bayrağım.
Kükreyen aslanların heybetinde gör beni
Sokaklar çekildi
sessizliğine büründü
Sürgülendi demirli kapılar
Yabancı bir el gibiyim
Şehrin caddelerinde
Dolaşıyorum yalnız
İnsanım diyerek gezen
Gafilin haline vah vah
Düşüncesi beyin ezen
Sefilin ilmine vah vah
Közlü düşmez aşkı narı
Ilgıt ılgıt eser bir seher yeli
Düşürür düşlerime yâr nazlı gülü
Eritir özlemle teni
Vadilerine uzanmış serpilmiş
Dört mevsim sımsıcak güneşi.
Olmalı güzel düşleri insanın
Bakışlara yansımalı aşk
Sormalı kendine, aynalara
Var mı, güzel bakan gözlerin?
Boşaldı hatıraların öyküsü
Büyülenmişti şehvetiyle çarpan kalbim
Temelini kurdum sözlerinin tahtına
Çattım ocağı
Şimdi fısılda kulağıma düşür sualini
Ay doğar sabaha aydınlanır gün
Seyranı bağların hayranın olur
Bal kaynat bülbüle gülbankların sun
Çiçeklenir düşün bayramın olur.
Dost dosta darılsa kurulur zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!