Elem tohumları ekilmişti bir kez
Yeşerecekti kötülük çiçekleri elbet bir gün.
Fırtına öncesi sessizliğin habercisiydi
Havada asılı kalan teleklerin savruluşu
Çığlık çığlığa kuşların
Hançerdi sözlerin sapladın meşkle
Yaralı nağmeler diller sancılı
Doğmadın gönlüme layığı aşkla
Ruhumda coşmayan seller sancılı
Alnımın şavkına bakmasın şaşı
Müjdesi mi limanın yol alıyor bir gemi
Hançerlenmiş bulutlar dolular başımıza
Yazısız tarih kader yaşamak garip demi
Kuyumuzu kazanlar ağular aşımıza
Hazan vurmuş bağları gülleri nefesinde
Hüzün giyinmiş eylül yapraklar solgun niye
garip kalmış ocaklar terkedip neden gittin
yoksunum güneşinden üşüyorum yâr diye
dumanı taze kahvem gözümde nasıl tüttün.
ah… kar yağmış başıma ağustos sıcağında
Kapandı mı yollarımız
Kışımızı soran var mı?
Kırıldı mı dallarımız
Düşümüzü yoran var mı?
Kar belemiş beşiğimiz
Ötmez bülbülleri incinmiş bağlar
Ağyar olmuş dostlar gönlü bal mıdır?
Perçem zülüfleri kuşanmış ağlar
Göllerinde yüzen kanlı sal mıdır?
Zemzemi gözeler kürür suyunu
Şahlanmış talihin sürer atını
Kırbaçlı bakışın vur da öyle git
Gam yükü feleğin örer katını
Temeli sevdaya kur da öyle git
Tanrı dan diledim resmini sundum
Kapanmayın bulutlar vehminden doğsun yine
Yârim Ondokuzmayıs, harmanda buluşalım
Seyri ne hoştur tanın rahminden doğsun yine
Kamaşan ey gözlerim sevgiye bulaşalım.
Düşlediğim her anım atalarımdan bize
Bulut mu göklerin yağar postuma
Sancılanır gönül nur mu cemalin
Yaralı goncalar değer dostuna
Sunağında taşım sur mu cemalin
Duyguların gölü özlemi selin
Aşkın kitabını yazdığım kadın
Okunacak ilme ehil var mıdır?
Çiçeklerden sordum geçmiyor adın
Sığmayan tuvale aydan yâr mıdır?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!