Hiç kimse;
Hiç kimsenin,
Hiçbir şeyi değildir aslında.
Sadece;
Yolları bilinçli ya da bilinçsizce kesişmiş
İşimiz mi var, yoksa biz mi işiz?
Biri bizi işliyor mu, yoksa işleyen biz miyiz?
Her olgunlaşan ham değil miydi önce?
Ham kızarırdı, sonra pişti.
Olgunlaştıkça kızarıp pişenler miyiz?
Hoş geldin,
Baharı kıskandıran yeşil gözlü kadın.
Nice dağ başı kar altından,
Kardelensin güneşe el sallayan.
Umudun yakasında bir elin,
Diğer elin ellerime çok yakın.
Kimse anlamadı seni,
En yakındakiler bile.
Anlatma artık kendini;
Sözün varmaz olmuş hiçbir gönle.
İyi misin? Şükret.
Ağır ağır gelir hüzün.
İç gürültüsü, sonra soğuk bir ter.
Gözler buğulanır önce;
Sel suya karışır, sonra yürek.
Geçmiş ile geleceğin savaşıdır.
Kapat gözlerini içimdeki çocuk.
Bırak düşlerin onun olsun.
O sevsin,
o gülsün.
Bırak sen yerine bir başkasını koysun.
Sen dünsün,
İnsan da iki “CAN” vardır.
Biri “RUH”,
diğeri “BEDEN”
İkisi uyum içerisindeyse huzur ve mutluluk doğar;
aksi halde ikisini de mutsuzluk boğar.
Doyumları ve öncelikleri farklıdır.
Yan yana iki çınar
Çağ açıp, çağ kapatmışlar
İki buruşuk el
hayata beraber kafa tutmuşlar
Yüzleri kırış kırış
saçları bembeyaz
Sükut eylemiş gökler, ay gecede küskün.
Sürgün yemiş iki yıldız, yüzlerinde hüzün.
Savrulurlar bir o yana bir bu yana bulutlar
Neşeden yoksun, hatta ağlamaklı suratlar...
Bilse gözlerindeki parlağı, kapatırlarmı hiç
Sev diye emrolundu insan.
Sev ki gamzeler çıksın yüzlerde,
yanaklar al al olsun.
Gözlerin içi hep parlasın,
umutla baksınlar geleceğe.




-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
Tüm YorumlarBir derdinizi paylaştığınızda
Asıl sen benim ne yaşadığımı biliyormusun diyerek sizinle sorun yarıştıranlara,
Olayları gözünün içine soksanız dahi
Yörüngesini başka yöne baktıranlara,
İyi gününüzde
Kötü gününüzde yanınızda olmayanlara
Hatta kendi iyi ve kötü hallerini ...
VEDA
Bir bir vedalaşıyorum.
Sanmayın;
Yatlarımla,katlarımla ya da çocuklarımla olduğunu.
Benim gibi bir adamın sahip olduğu sınırlı objeler kastım.
Önce kırk yıldır beni bağrına basan; yatağımla, yorganımla ve yastığımla.
Sonra;
Günlük üç dört kez çay de ...
Şiir, kelimelerin birbiriyle dansı,
Şair ise onlara kalemiyle eşilk eden bir kavalyedir.
M.ÖZGÖREN