Verimlisi, verimsizi.
Humuslusu, killisi değil mesele.
Mesele,
Toprak seni buyur ettiğinde
Ona bedeninle beraber getirdiğinde.
Toprak muhtaç mı sanıyorsun ete kemiğe.
Kulak nasihat dinler,
Göz ibretlik görür.
Ağız beden için yer,
Ayak niyetince yürür.
Dil hakikati söyler,
Hayatımda hiç kimseyi eleştirmekten geri durmadım.
Dostluklarını, arkadaşlıklarını, sevdalarını kaybetmek adına hep doğru bildiklerimi onlarla paylaştım.
Hep yanlışlarını arkalarından değil yüzlerine söyledim.
Her zaman yaradanıma dua ederken bana bir, diğer kullarına bin ver diye dua ettim.
Hiç kimseyi kıskanmadım, hor görmedim.
Kendi karakterimin çizgilerini oldukça kalın ve oldukça şeffaf çizmeye çalıştım.
Hayat ne garip şey!
Kendini yazarsın,
roman sanarlar;
içini dökersin,
derler güzel bir şiir.
Bilmezler
Mutluluk; kıskanılır.
Tadına varmayı bırak,
daha gönlüne dokunmadan yarı yolda önü tıkanır.
Dost sandıkların,
yüz buruşturur.
Aşk sandıkların,
Birgün
hayat kahvesinde defterim dürülüp,
yenik bir tavla oyuncusu gibi koltuğumun altına sıkıştırılacak elbet
Belki
cam bardaklı çaylarımdan
Güneş'in yakamozu sürülmeyecek avuçlarıma
Neylersen eyle!
Eylendiğine
değmez bazen.
Nasipsiz yazgıların;
Mürekkebi bitik,
Kalemi silik olur.…
Ne âlâ dünya!
İnsan insan üstünde.
Altta kalanın canı çıksın,
Üste çıkan çok yaşa.
Güçsüz sessiz, mağdur;
Neden kötüler iyileri bulur hep
merhametsizler merhametliyi
Neden çirkinler güzeli
zalimler yufka yürekliyi
Neden savaşlar barışlarda olur
İnsanlıktan çıkmış,
şahide ne hacet?
Hayvan görse öte durur, hayvanada eziyet.
Nefes alan canlı desen, temiz havaya yazık
Renk yakışmaz kimine, vermeye ne niyet.
Ne can bilir ne canlı,




-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
Tüm YorumlarBir derdinizi paylaştığınızda
Asıl sen benim ne yaşadığımı biliyormusun diyerek sizinle sorun yarıştıranlara,
Olayları gözünün içine soksanız dahi
Yörüngesini başka yöne baktıranlara,
İyi gününüzde
Kötü gününüzde yanınızda olmayanlara
Hatta kendi iyi ve kötü hallerini ...
VEDA
Bir bir vedalaşıyorum.
Sanmayın;
Yatlarımla,katlarımla ya da çocuklarımla olduğunu.
Benim gibi bir adamın sahip olduğu sınırlı objeler kastım.
Önce kırk yıldır beni bağrına basan; yatağımla, yorganımla ve yastığımla.
Sonra;
Günlük üç dört kez çay de ...
Şiir, kelimelerin birbiriyle dansı,
Şair ise onlara kalemiyle eşilk eden bir kavalyedir.
M.ÖZGÖREN