Sırtını
geçmişe yaslamış bekliyordu gelmesini geleceğin.
Şu anı öemsediğinden midir?
yoksa yüzünü çevirdiğini mi bekliyor işte o muamma.
Yorgun gözleri denizin yakamozuna dalmış
çehresi mutlu, mutsuz bir çelişki arasında.
Sultan mı oldum sandın dünya saltanatına?
Taht tahta, sen tahta.
Bilmez misin, her ağaç kurur;
Kimi yatık, kimi ayakta.
Bu ciddi tavrın ne, kim bilir?
Sanki bir yanım boş gibi
eksikmiyim neyim kendime
Gelsen diyorum hadi
Tam etsen beni kendimle
Bilirsin aşkta beceriksizim
Gel demeye takatsiz dilim
Yalnızlığım ve sevdiğim kadın,
Tanıştırayım sizi.
Aslında çok önceden tanışıyordunuz,
Sadece birbirinizden haberiniz yoktu.
Bağdaş kurmuş hayat karşımda
Sesinde ne feryat ne figan
Yanık bir türkü dolamış diline
Ne söz umurunda ne makam.
Herkes sussun sıra bende diyor,
Tarlaya ekilen tohum gibiyiz biz,
toprakla beslenir,
yağmurla susuzluğumuzu gideririz.
Güneş büyütür bizi,
dolunayda birbirimize sarılır, dinleniriz.
Ne süpürge saçlı kadınlar vardı;
Elleri nasır,
Yüzleri gün karası,
Gözleri çakır…
Örtülerinin altından
Alınlarına inen ter,
TOPRAK
Kimler geldi geçti şu yeryüzünden.
Kimler benim dedi de sedası kalmadı.
Nefsine meyledip aldanma gönül!
Ne baba yiğitler aldı da toprak doymadı.
Layıkıyla yaşa sana bahşedilen hayatı
Ben Türkoğlu türküm.
Asrı zamana cesaret yazılmış adım.
Boyunduruk bilmem zelve kırarım.
Soğan ekmeğe talim der,
Yine de özgürlüğe koşarım.
Mazlumla dertlenir, ağlarım.
Neden bu uğraş, bu çaba
Mutlu olmak için mi?
Mutlu olan var mı hiç,
Söyle, sen mi yoksa ben mi?
Gün bilmez, gece bilmez




-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
Tüm YorumlarBir derdinizi paylaştığınızda
Asıl sen benim ne yaşadığımı biliyormusun diyerek sizinle sorun yarıştıranlara,
Olayları gözünün içine soksanız dahi
Yörüngesini başka yöne baktıranlara,
İyi gününüzde
Kötü gününüzde yanınızda olmayanlara
Hatta kendi iyi ve kötü hallerini ...
VEDA
Bir bir vedalaşıyorum.
Sanmayın;
Yatlarımla,katlarımla ya da çocuklarımla olduğunu.
Benim gibi bir adamın sahip olduğu sınırlı objeler kastım.
Önce kırk yıldır beni bağrına basan; yatağımla, yorganımla ve yastığımla.
Sonra;
Günlük üç dört kez çay de ...
Şiir, kelimelerin birbiriyle dansı,
Şair ise onlara kalemiyle eşilk eden bir kavalyedir.
M.ÖZGÖREN