Net olmaktan çıktı insan,
Ilık bir su gibi;
Ne soğuk ne sıcak.
Renk vermekten çekinir oldu;
Ne beyaz ne siyah,
İnsan var, gözleri güler,
İnsan var, sadece yüzü.
Gözleri gülen gerçekten mutlu,
Yüzü gülenin ise içi hüzünlü.
Herkes farkına varmaz bunun,
Halden anlamayanın taşı acıtmaz canı
Anlayanın gül ile vurması kadar
Doyurmaz insanı tüm dünyanın malı
Helalinle kazandığın bir lokma kadar.
Gün görmez dallarından ağaç dipleri
Unutulmakta güzel dostlar.
Gelecek mutluluklara engel değil
uğurda vedalara boyun bükmek,
yutkunmakta güzel.
Her ne yapıldıysa dostluk adına,
bilinmekte güzel
Hoş geldin
penceremin yaması sökük perdesinden odama
süzülen güneş
hoşgeldin...
Nasıl yani;
Benim köhne,
senin deniz manzaralı bir toprakta yatacak olman için mi bu kibrin?
Senin mezarıma martı,
Çirkine güzel deme; güzel gücenir.
Eğriye doğru deme; hakikat incinir.
Zalime yiğit dersen, mazlum bilenir.
Hak, hakikatindir, değerini bilen bilir.
M. ÖZGÖREN
Hala beş yaşında ömrüm.
Hala sokakta
misket ve gazoz kapakları toplamakta.
Nasılda
zamanı hızlandırdığımı sanardım
parkta bindiğim salıncakta.
Eskiden;
ben sana “hanım” derdim,
sen bana “efendi.”
Birleşik bir kelimenin
iki ayrı anlamıydık biz.
Aslında yerim yok bu dünyada,
Herkes benden köşe bucak kaçıyor.
Zararım dokunmadı hiç kimseye,
Adam olmanın bu dünyada harcı yok.
Hep verdim kendimi bildim bileli,




-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
Tüm YorumlarBir derdinizi paylaştığınızda
Asıl sen benim ne yaşadığımı biliyormusun diyerek sizinle sorun yarıştıranlara,
Olayları gözünün içine soksanız dahi
Yörüngesini başka yöne baktıranlara,
İyi gününüzde
Kötü gününüzde yanınızda olmayanlara
Hatta kendi iyi ve kötü hallerini ...
VEDA
Bir bir vedalaşıyorum.
Sanmayın;
Yatlarımla,katlarımla ya da çocuklarımla olduğunu.
Benim gibi bir adamın sahip olduğu sınırlı objeler kastım.
Önce kırk yıldır beni bağrına basan; yatağımla, yorganımla ve yastığımla.
Sonra;
Günlük üç dört kez çay de ...
Şiir, kelimelerin birbiriyle dansı,
Şair ise onlara kalemiyle eşilk eden bir kavalyedir.
M.ÖZGÖREN