Bitiyor!
Belki yarın gelir?
Belki de bugün kapanır bu perde.
Adamlığın kadar alkış,
Sevenin kadar dua olursun dilde.
Mevlitte bir aş,
Denizimi suya koydum
Güneşimi ateşe
Soframda yılgınlık yedim
İçtim suyumda öfke
Bitmedi sıkkınlığım daha
Bitmeyecekte.
Yâr başı,
aşk yuvalanır gönlümüz.
Ve
Pınar başı şırıl şırıl
eğilip çatlak dudaklarımızı ıslattığımız.
Gölgemiz serin ikindi vaktinde
Anlaşılmak için anlatmak gerekmez
Yaşamak için yaşlanmak yada
Yeterki anlayan manalansın
Yaşayan lezzet katsın dünyana
Ağlayan için ağlamak yetmez
Köhne bir İSTANBUL meyhanesi bu gece konuğu olduğum.
Önümde;
Üzerinde rakı kadehimin olduğu eski bir masa,
Altımda tahta bir iskembe.
Ufaktan yudumluyorum içkimi.
Saki;
Buradayım işte ey Dünya!
Varlığıma ispat mı arıyorsun?
Dostlarımı görebildiğim iki gözüm,
Düşeni kaldırabildiğim iki elim,
ve
Her şeye rağmen sevebilen bir yüreğim var hala.
Yüreği yüreğine değmeli can.
Sevincini varsın yalnız yaşasın,
Kederiyle kederlenmeli.
Güvenmeli hissettiğine insan.
Aldırış etmemeli ölüme bile.
Azrail’e ben buradayım diyebilmeli.
Şiir tadında yazmak seni.
Kara kalemi her eline alışta duyduğun heyecanı duymak seni yazarken.
Her satırda geri dönüp bir daha okumak
Ve anlamını daha iyi kavramak beyaz sayfada yazan cümleni.
Yağmur tadında sevmek seni.
Heran özlemek susuz topraklar gibi.
İki kaşık çorba bir dilim ekmek
Sağlık ile derin bir nefes çekmek
Bırak dünya tamahsızların olsun
Cennet olur dünya eğer biz istersek.
Güneşi sarı Ayı beyaz görürmüsün
Ayaklarımı yere basıyorum.
Başımı yıldıza, vücudumu evrene.
Ne bir sitemim var,
Ne alıp vereceğim kimseye.
Bir başımayım.
Bir yaradanım var güvendiğim, teslim olduğum




-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
Tüm YorumlarBir derdinizi paylaştığınızda
Asıl sen benim ne yaşadığımı biliyormusun diyerek sizinle sorun yarıştıranlara,
Olayları gözünün içine soksanız dahi
Yörüngesini başka yöne baktıranlara,
İyi gününüzde
Kötü gününüzde yanınızda olmayanlara
Hatta kendi iyi ve kötü hallerini ...
VEDA
Bir bir vedalaşıyorum.
Sanmayın;
Yatlarımla,katlarımla ya da çocuklarımla olduğunu.
Benim gibi bir adamın sahip olduğu sınırlı objeler kastım.
Önce kırk yıldır beni bağrına basan; yatağımla, yorganımla ve yastığımla.
Sonra;
Günlük üç dört kez çay de ...
Şiir, kelimelerin birbiriyle dansı,
Şair ise onlara kalemiyle eşilk eden bir kavalyedir.
M.ÖZGÖREN