Yüreği yüreğine değmeli can.
Sevincini varsın yalnız yaşasın,
Kederiyle kederlenmeli.
Güvenmeli hissettiğine insan.
Aldırış etmemeli ölüme bile.
Azrail’e ben buradayım diyebilmeli.
Şiir tadında yazmak seni.
Kara kalemi her eline alışta duyduğun heyecanı duymak seni yazarken.
Her satırda geri dönüp bir daha okumak
Ve anlamını daha iyi kavramak beyaz sayfada yazan cümleni.
Yağmur tadında sevmek seni.
Heran özlemek susuz topraklar gibi.
İki kaşık çorba bir dilim ekmek
Sağlık ile derin bir nefes çekmek
Bırak dünya tamahsızların olsun
Cennet olur dünya eğer biz istersek.
Güneşi sarı Ayı beyaz görürmüsün
Esmer bir hüzne bürünür yüzüm,
Aklıma sen gelince.
Kahve gözlerim köpürür,
Taştı taşacak cezvesinde.
Elim ayağım birbirine dolanır,
Ayaklarımı yere basıyorum.
Başımı yıldıza, vücudumu evrene.
Ne bir sitemim var,
Ne alıp vereceğim kimseye.
Bir başımayım.
Bir yaradanım var güvendiğim, teslim olduğum
Tek kişinin geçebileceği,
kıvrım kıvrım cılga bir yoldayım,
dağlar arası.
Daha önce geçen
insan ve hayvanların izleriyle oluşmuş.
Sırtına azığını sarmış çıkıyor çocuk
İki çörek, bir yumurta, bir domates
Önüne saldıkları kara sığırlar çok
Yaklaşık yirmi beş hayvan çoluk çocuk.
Daha yaşı yedisinde okul çağında
Ağlayışını gizlemek için gülmeye çalışan çocuklar var bu dünyada
Yamalı elbisesini yırtık ayakkabılarını saklamaya uğraşan
soğukta titreyen bedenlerini ısıtmak için kovalamaca oynayan
ve
aç karınlarını doyurmak için gece yarılarını bekleyen çocuklar var bu dünyada
çöpte yemek artığı aramaya çıkan.
Ne güzeldi değil mi?
Ağaç yeşil, gök mavi, toprak kahverengi.
Tek derdimiz,
Çözmeye çalıştığımız alfabeydi.
Dünya bize o kadar küçüktü ki.
En büyük sevincimiz,




-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
-
Murat Özgören
Tüm YorumlarBir derdinizi paylaştığınızda
Asıl sen benim ne yaşadığımı biliyormusun diyerek sizinle sorun yarıştıranlara,
Olayları gözünün içine soksanız dahi
Yörüngesini başka yöne baktıranlara,
İyi gününüzde
Kötü gününüzde yanınızda olmayanlara
Hatta kendi iyi ve kötü hallerini ...
VEDA
Bir bir vedalaşıyorum.
Sanmayın;
Yatlarımla,katlarımla ya da çocuklarımla olduğunu.
Benim gibi bir adamın sahip olduğu sınırlı objeler kastım.
Önce kırk yıldır beni bağrına basan; yatağımla, yorganımla ve yastığımla.
Sonra;
Günlük üç dört kez çay de ...
Şiir, kelimelerin birbiriyle dansı,
Şair ise onlara kalemiyle eşilk eden bir kavalyedir.
M.ÖZGÖREN