Hani o cüce kralların gölgesinde,
Boyunlarındaki tasmayı "mücevher" diye yutturanlar;
İradesi pilli, aklı bayat bir ekmek emrinde esir...
Şef elini şıklatınca zoraki gülümseyen,
"Bize pırıltılı bir cennet vaat ettiler, karşılığında çocukluğumuzu istediler. Takas iptal! Şimdi neonları söndürüp kendi şafağımıza yürüyoruz."
Vazgeçtiğin kadarsın bu gri şafakta,
En büyük sınavın: Kendi gölgenle tanışmak.
Yürüyorlar
omuz omuza,
kör ve devasa!
Ayak seslerinde ne bir şüphe var ne bir merhamet,
çünkü kitleler hâlinde kuşanmışlar o örgütlü cehaleti!
Onlar yukarda, o yaldızlı sarayların tavanında,
Önce ceplerini boşaltırsın, ne varsa fırlatıp atarsın masaya
Bir araba anahtarı ve fazlalık bulduğun gereksiz kâğıtlar...
Kurtulmak istersin seni dünyaya bağlayan o küçük bağlardan.
Çünkü bedeninde beş günün kurşun ağırlığı,
Bir hafifleme arzusuyla dolarsın, bir fırlayıp gitme hıncıyla,
Ve kaçarsın ya bir deniz kenarına, sırf kaçmak için.
Çağırdınız ve eşikten çevirdiniz beni,
Güneş görmemiş o dar pencereleriniz şaşkın.
Bütün yasalarınız adaletsiz, biliyorum,
Çünkü tek tasanız kendi gölgenizin meşruiyeti.
Oysa Elest’te antik bir masaydı kavilleştiğimiz,
Ve aşk, her ölüm kavşağında bulup yitirdiğimiz o kekeme ferman.
öfke;
paslı bir geminin kıyıya vuran o son sarsıntısı
ağzında paramparça yelkenler, gözlerinde kör bir fırtına
Kısıtlı botoks gülüşlerin sırıttığı o sahte şafakta,
Zaman, sırlı sırnaşık camlardan sızan yapay bir zehir.
Çürüyor kalabalıklar, "bağ kurmak" maskesi altında,
Herkes bir diğerinin gölgesine sürüklenen nehir.
Ve sözcükler... O kurulmuş saatin tıkırtısı gibi ruhsuz dişliler,
Düşünebiliyor musun?
Düşünebilmenin o muazzam, o kuytu sığınakları da var aslında.
Hiç aklında yokken ve ne olduğunu anlamadan,
Bir taşra otelinin kireç kokan, sabırlı duvarlarıyla
Konuşurken bulabiliyorsun kendini.
aşk; bir kuşla bir balığın
birlikte yaşayabilme ihtimali.
biri göklerde kaçak, diğeri deryada mahpus...
arada suyun dokununca titreşen parmaklıkları.
biri göğsünü bıraksa o mavi aynaya,
Sonra bir şeyler oldu,
bir kentin bütün sokakları
aynı meydana çıkmaktan vazgeçti,
Artık o geniş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!