Merasimsiz Gidişler Seremonisi

Murat Avcı Ozan
180

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Merasimsiz Gidişler Seremonisi

​Çağırdınız ve eşikten çevirdiniz beni,
Güneş görmemiş o dar pencereleriniz şaşkın.
Bütün yasalarınız adaletsiz, biliyorum,
Çünkü tek tasanız kendi gölgenizin meşruiyeti.
Oysa Elest’te antik bir masaydı kavilleştiğimiz,
Ve aşk, her ölüm kavşağında bulup yitirdiğimiz o kekeme ferman.
Şimdi susuyorsunuz,
Oysa hiç sırası değil bu dilsiz latifelerin.

​Bir cevap kırıntısı yok,
Olsun, ben yine de ümitlenmiştim.
Bu seferki, son ölümüme açılan o beyaz koridordu güya,
Arayış dirilişlerinden köhne dünyalar doğurmayacaktım artık,
Ve 'değilmiş' yükleminin o soğuk ateşinde
Yakmayacaktım öznesi meçhul, sahipsiz zamirleri.

​Siz sustukça ben zamandan aşağı düşüyorum,
İçimde üşüyen bir saat var, saniyeleri ağırlaşan.
Fecir bile yoruldu bu loş gitgellerden,
Ay, sükutun ağırlığından patlamak üzere göğün ortasında.
Yıldızlar, her bir yaşantım için intihar süslemeli.
Ve siz, öylece ve kibirle susuyorsunuz.

​Anladım, bu da son ölümüm değilmiş.
Yazık ki en bildik maceramın saati çalıyor yine: Kaçmak...
Tenimi bir hırka gibi ruhumdan soyup,
Külden gemime yelken yapıyorum şimdi.
Kızgın fırtınalara ve o azgın denizlere açılma vaktidir.
Bu hüsran ölümünden sökülüp,
Yeni bir arayışın rahmiyle dirilmeliyim.

​İşte böyle Matmazel, işte böyle yabancı!
İçimde yankılanan o davetkar ses siz değilmişsiniz.
Bilakis, ne kadar da sessiz ve mermermişsiniz.
Ehemmiyetsiz bulduğunuz bu gelişim için,
Törenleri iptal edilmiş bir gidiş emretmişsiniz sessizce.

Hay hay,
Gölgenizi söndürüp gidiyorum işte.

Murat Avcı Ozan
Kayıt Tarihi : 27.09.2016 00:34:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!