Bir el belirdi birden, gövdesiz ve telaşlı,
O kendi halindeki ikindi vaktinin tam ortasında.
Uzandı ve dokundu o mutlak sessizliğe,
Koparıverdi gülü, hani dünyayı yerinden oynatır gibi.
İşte tam o sıra, seslerin birbirine karıştığı o dar zamanda,
Hafifçe sarsıldı durduğu yerde koca bir mevsim,
Ve ansızın uçuverdi kelebek.
Geride sadece dalın o acemi, o çıplak yalnızlığı kaldı.
Sonra aynı el, sanki eksik bir dramı tamamlar gibi,
Bu kez ahşabın kalbine, o kemikli sertliğe uzandı.
Ayırıverdi dalı, kopardı onu kendi gövdesinden,
Hani bir odayı aniden boşaltırsın da anısı duvarlarda kalır ya, öyle.
Gövde öylece kaldı orada, köklerine doğru çekilen bir sızıyla,
Ve o sızının içinden, gökyüzünün en kırılgan yerinden
Uçuverdi bülbül.
Çünkü bilirdik ki, gövdeden ayrılan ne varsa birbirine yazılmıştır baştan,
Gül; o sökülmüş, o hırpalanmış dal ile ölürken aynı anda,
Yani ikisi birden o derin, o dilsiz yok oluşa yürürken,
Yukarıda, o uçsuz buçuksuz mavi salonda başka bir şey oldu:
Semada buluştu işte o telaşla yola çıkanlar,
O can havliyle ardı ardına uçuverenler…
Kelebek bir rengi taşıdı oraya, bülbül yarım kalmış bir şarkıyı,
Aşağıda gül ve dal birlikte gömülürken sessizliğe.
O günden sonra bu eski caddelerde, bu kalabalık otellerde,
Yani insanların eşyalarla yer değiştirdiği bu dünyada,
Bir mühür gibi kazındı hafızalara o eski fısıltı:
'Aşk uçmayı bilenlerindir.'
Kayıt Tarihi : 31.07.2005 22:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Uçuverenler...ve onlar ermiş muradına.güzeldi,tebrikler
evet uçmayı bilenlerindir
saygılar
Ne zaman uçmayı denedim bıraktım kendini uçurumlardan... düştüm yere, acıdım, ağladım... ağıtlarım oldu her seferinde, her seferinde kanadım.. yine çıktım uçurumlara bıkmadım.. belki bir gün kanatlarım iyileşir diye..
Yüreğinize sağlık..
TÜM YORUMLAR (4)