Muhsin Yener Şiirleri - Şair Muhsin Yener

Muhsin Yener

Arkadaşla sohbet edilir,
dostla muhabbet…
Ama herkesle aynı masaya oturulmuyor işte.

Hz. Mevlânâ ne güzel demiş:
“Âlim insanlarla oturun kalkın.”

Devamını Oku
Muhsin Yener

Hz. Mevlana'nın sözü düşer içime
sessiz ama derin bir uyarı gibi
aynı masada oturduğun insanlar
bir gün aynaya dönüşür
ve sen, fark etmeden
onların gözünden bakarsın kendine.

Devamını Oku
Muhsin Yener

Tarih, bazı isimleri sadece yaşadıkları dönemle sınırlamaz; onları çağların ötesine taşır. Çünkü bazı insanlar vardır ki, yalnızca yaşamakla kalmaz, yaşadıkları çağı değiştirir, düşünceleriyle geleceğe yön verir. İşte bu isimlerden üçü Hz. Muhammed (s.a.v.) Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk.
Hz. Muhammed (s.a.v.) insanlığa sadece bir inanç sistemi değil; aynı zamanda ahlakın, adaletin ve merhametin en sade ama en güçlü halini öğretti. Onun mesajı; insanın insana zulmetmemesi, hak yememesi, yetimin başını okşaması üzerine kuruldu. Cahiliye karanlığından çıkan bir toplumun, kısa sürede medeniyet inşa edebilmesinin temelinde onun adalet anlayışı ve insan merkezli düşüncesi vardı. O, gücün değil, hakkın üstünlüğünü savundu.
Fatih Sultan Mehmet ise bir çağın kapılarını kapatıp, yeni bir çağın kapılarını aralayan bir liderdi. İstanbul’un fethi sadece bir toprak kazanımı değildi; bilimle, akılla ve kararlılıkla nelerin başarılabileceğinin en büyük göstergesiydi. Genç yaşına rağmen büyük hayaller kurdu ve o hayalleri gerçekleştirmek için durmadan çalıştı. Onun düşüncesinde fetih sadece şehirleri değil, gönülleri de kazanmaktı. Hoşgörüyü, farklı inançlara saygıyı esas aldı.
Mustafa Kemal Atatürk ise yıkılmış bir imparatorluğun küllerinden bağımsız bir ulus yarattı. Onun mücadelesi sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir düşünce devrimiydi. “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” diyerek, halkın iradesini her şeyin üstünde tuttu. Bilimi, aklı ve eğitimi rehber edinen bir toplum hedefledi. Onun en büyük mirası, özgür düşünen bireyler ve çağdaş bir Türkiye idealidir.
Bu üç büyük isim, farklı zamanlarda yaşamış olsalar da ortak bir noktada buluşurlar: İnsanlığa yön vermek. Biri inançla, biri fetihle, biri devrimle Ama hepsi, adaletin, aklın ve insan onurunun savunucusu oldu.
Bugün bize düşen, bu büyük isimleri sadece anmak değil; onların düşüncelerini anlamak ve hayatımıza yansıtmaktır. Çünkü tarih, sadece geçmişte yaşananlar değil, bugünü nasıl yaşadığımızın da aynasıdır.

Devamını Oku
Muhsin Yener

(Yazılarımı arşivde kalmasın diye paylaşıyorum) Yazdıklarım okunsa da olur okunmasa da ) faydalı bir bilgi içermez içinde (Rant yok) (Hizmet var) hizmette karın doyurmaz )

İnsanlar sadece ekonomiyle oy vermez. Kimliğine, inancına, yaşam tarzına saygı görüp görmediğine bakar. Sol, yıllarca ekonomiyi anlatmak yerine milletin değerleriyle kavga ediyor görüntüsü verdi.
Sağ ise “nasıl yaşarsan yaşa” dedi.
Sonuç belli oldu.
Bugün hala anlamak istemeyenler var:

Devamını Oku
Muhsin Yener

Bugün içimden geçen en sade ama en güçlü duyguyla başlamak istiyorum Ben tüm dostlarımı seviyorum. Her birinizi muhabbetle selamlıyorum. İyi ki varsınız, iyi ki hayatımda yer edindiniz, iyi ki dostumsunuz.
İnsan, hayat yolculuğunda pek çok şey biriktirir; kimi zaman acılar, kimi zaman hatıralar Ama en kıymetlisi dostlardır. Çünkü dostluk, zor zamanlarda omuz veren, iyi günlerde çoğalan, insanı insan yapan en güzel bağdır. İşte bu yüzden dostluk benim için sadece bir kelime değil, bir yaşam biçimidir. Benim hayata bakışım çok nettir İnsanlar arasında dil, din, ırk ayrımı yapılmadan yaşanmalı bu dünya. Çünkü bizi ayıran farklılıklar değil, birleştiren değerlerdir aslında. Aynı gökyüzünün altında nefes alıyorsak, aynı umutları kurabiliyorsak, o zaman birbirimize yabancı değiliz.
Kültüre, sanata ve edebiyata verilen değer ise bu birlikteliğin en güçlü köprüsüdür. Bir şiir, hiç tanımadığınız bir insanın kalbine dokunabilir. Bir yazı, farklı dünyaları birbirine yaklaştırabilir. Sanat, insanın içindeki iyiliği ortaya çıkaran en saf aynadır. Bu yüzden herkesin bu değerlere sahip çıkmasını, desteklemesini yürekten istiyorum.
Benim amacım da, idealim de tam olarak budur: Daha çok anlayan, daha çok hisseden, daha çok paylaşan bir insanlık. Dostluğun çoğaldığı, farklılıkların zenginlik sayıldığı, sanatın ve edebiyatın hayatın merkezinde olduğu bir dünya.
Belki küçük bir cümleyle başlıyor her şey: “İyi ki varsınız.”

Devamını Oku
Muhsin Yener

70'li, 80'li Yılların Çocukları

Biz, yetmişli ve seksenli yılların çocuklarıydık...

Kibiri değil, tevazuyu öğrendik.
Hazırı değil, alın terini sevdik.

Devamını Oku
Muhsin Yener

Sevenler için,
aşka inananlar için,
yüreğinde umut taşıyanlar için
en sarsılmaz limandır Allah…

Bir kapı kapanınca

Devamını Oku
Muhsin Yener

İnanmak var olmaktır
Dediler, gönle indirdim sözünü
Bir tohum gibi düştü içime
Karanlığı yaran bir öz oldu

İnanç, kuru bir söz değil

Devamını Oku
Muhsin Yener

Toplum içinde insanın en çok etkilendiği şeylerden biri, kimlerle oturup kalktığıdır.
Hz. Mevlana'nın yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan bir uyarıda bulunur İnsan, bulunduğu meclisin rengini alır.

Cahil ve düşünmeden konuşan insanların arasında uzun süre kalırsanız, bir süre sonra sizi de kendileri gibi zannetmeye başlarlar.

Üstelik bununla da kalmaz, anlamadıkları her şeyi küçümseyip alaya almayı marifet sayarlar.

Devamını Oku
Muhsin Yener

İnsanlarla kurduğum iletişimde her zaman
bir denge aradım.

Kiminle konuşuyorsam onun dünyasına saygı duydum,

kelimelerimi ona göre seçtim, tavrımı ona göre şekillendirdim.

Devamını Oku