Allah’ın salâtı
Efendimiz Muhammed’e,
bütün nebîlere, bütün peygamberlere olsun.
Ey Âlemlerin Rabbi!
Merhametini eksik etme
Hayat, çoğu zaman karmaşık, yorucu ve anlaşılması güç bir yolculuk gibi gelir insana. Günler birbirini kovalar, kalabalıklar artar, sesler çoğalır; ama bütün bu gürültünün içinde insanın asıl ihtiyacı çoğu zaman çok daha basittir: Gerçek bir aidiyet hissi. Çünkü hayat, birinin tüm kalbiyle senin yanında olduğunu bildiğinde güzelleşir.
Bu, büyük sözlerle ya da gösterişli hareketlerle ilgili değildir. Aksine, en sade anlarda kendini belli eder. Yorulduğunda sırtını yaslayabileceğin bir omuz, konuşmadan da anlaşıldığını hissettiren bir bakış, “ben buradayım” diyen sessiz bir varlık… İşte tam da bu yüzden, insan bazen koca bir dünyanın veremediği huzuru tek bir yürekte bulur.
Modern hayatın en büyük yanılgılarından biri de kalabalıkların yalnızlığı örtbas ettiğini sanmaktır. Oysa kalabalıklar içinde bile insan kendini eksik hissedebilir. Çünkü mesele kaç kişinin yanında olduğu değil, kimin gerçekten seninle olduğu meselesidir. Nicelik değil, niteliktir hayatı güzelleştiren.
Birinin tüm kalbiyle yanında olduğunu bilmek, insanın içindeki en derin korkuları susturur. Güvensizlik yerini dinginliğe bırakır, kaygılar yavaş yavaş çözülür. Çünkü artık mücadele ettiğin hayat, tek başına göğüslemek zorunda olduğun bir yük olmaktan çıkar; paylaşılan bir yolculuğa dönüşür.
Belki de bu yüzden hayat, en çok da samimiyetle güzelleşir. Hesapsız, çıkarsız ve içten bir bağlılıkla… Birinin gerçekten yanında olduğunu bilmek, insana sadece güç vermez; aynı zamanda yeniden inanmayı öğretir.
Ve belki de hayatın özü tam olarak burada saklıdır:
İşin kolayına kaçma, Abidin...
Mutluluğun resmini yapmayı bırak.
Asıl söyle bana;
Gerçekleşmeyeceğini bile bile,
Nefret, sevgisizlik ve buz gibi bir soğukluk
Sanki herkes kendi içine çekilmiş, etrafına görünmez duvarlar örmüş.
Kimi zaman bu duvarlar öyle kalınlaşıyor ki, artık insanın insana ulaşması neredeyse imkansız hale geliyor. Herkes kendi buzdan kalesinde yaşıyor; dışarıdan güçlü görünen ama içten içe kırılgan ve yalnız.
Selam yok.
Canım kardeşlerim…
Bir ömür sırtımı yasladığım
aynı sofranın ekmeğini bölüştüğüm insanlar…
Süleyman Yener
sessizliğin içinde bile
Cep Telefonuyla Video Çekmek İnsanlığı Öldürüyor mu?
Bir an düşünün Bir kaza oluyor, bir tartışma büyüyor, bir insan yere düşüyor.
Eskiden insanlar koşardı. Yardım etmek için, ayırmak için, kaldırmak için. Şimdi ise çoğu kişi önce cebine uzanıyor. Yardım etmek için değil; kaydetmek için.
Çocukluğumun Avlusunda
Bazı insanlar vardır;
zaman onları yaşlandıramaz.
Yıllar geçer,
Çok insan tanıdım,
"Açık sözlüyüm" dedi.
Kimi gerçekten doğruyu söyledi,
kimi sadece konuştu.
Söz vardı,
Çöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
Derinliğimi anlamak isteyen
önce kendi içine inmeli,
sığ sulardan değil
karanlık kuyulardan geçmeli.
Çünkü ben,




-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarÇöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
her taşı,
her sessizliği
denize çıkan bir yol bildim.
Oysa yanılmışım...
Meğer ben,
sulara kavuşmayı bekleyen bir ırmak değil,
sonsuz susuzluğun ort ...