Üç günlük dünyanın
beş kuruşluk insanlarıyla uğraştık durduk.
Sekiz ayrı kan grubu var dediler,
şansımıza
hep kansızlar çıktı karşımıza.
Bilmiyorum
şair miyim, yazar mıyım
bir adım yok kendime verdiğim,
bir kalıbım yok sığdığım.
Ama içimde bir şey var
Düşerken aşka insan,
bir yanı hep geçmişe döner
Eski bir şarkının kırık yerinde,
yarım kalmış bir cümlenin içinde
kendini arar sessizce.
En çok ellerini sevmeli bir kadının.
Örgü örünce bin ilmeğe sığdırır aşkı,
Çay demleyince bir demliğe,
El sallayınca bir ömre.
Biraz abarttım tabi
Bazen biraz akışına bırakmalı insan
Yorulmuş yüreğini
Kırılmış umutlarını
Ve suskun gecelerini
Her şeyi avuçlarında tutamaz çünkü insan,
Kalplerimizin sıcaklığı yeterdi belki
Birbirimizi sevmeyi başarabilseydik
İnsan insana sürgün olmazdı
Yürekler bu kadar taş kesilmezdi.
Sevin komşunuzu, dostunuzu,
Bir çocuk
anneyi sevmiş,
babayı sevmiş…
Bunlar uzun hikâye kardeşim,
adı konur bir gün geçer.
Güzel bir dostla içilen
bir fincan kahve de
sözler buhar olup
yükselir fincandan.
"O" kadar tatlı dilli
Bir koku vardı sende,
geceye karışan ince bir yağmur gibi.
İnsan en çok
unutmaya çalışırken hatırlıyor bazı şeyleri.
Hani en çok da
Aynı gök altında biz,
Bir yüreğiz hepimiz.
Kimi susar derinden,
Kimi söyler sözümüz.
Yollar ayrı görünür,




-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarÇöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
her taşı,
her sessizliği
denize çıkan bir yol bildim.
Oysa yanılmışım...
Meğer ben,
sulara kavuşmayı bekleyen bir ırmak değil,
sonsuz susuzluğun ort ...