Gülü dikeniyle sevebilirsen gel,
Sözler dans ederken yüreğe değerse gel,
Bakışlarımda saklı anlamı sezersen gel,
Sevda yükünü birlikte taşıyabilirsen gel.
Gözlerime bakınca susmadan anlarsan,
Bazı yerler vardır, sadece bir harita üzerindeki nokta değildir; insanın ruhuna işlenmiş, anılarla yoğrulmuş bir sığınaktır. Benim için o yer, doğup büyüdüğüm, çocukluğumun izlerini taşıyan Ve o büyük resmin en özel köşesi Tepeköy’dür.
Sokaklarında koştuğum, düşüp kalktığım, hayata ilk kez dokunduğum o mahalle Her köşesinde bir hatıra, her taşında bir iz vardır. İnsan büyür, değişir, uzaklara gider belki; ama çocukluğunun geçtiği yer, hep içinde aynı tazelikle yaşamaya devam eder.
Tepeköy benim hafızamdır. Ve tüm bu yolculuğun sonunda, yorulduğumda sığındığım tek yer ise evimdir. Çünkü insan ne kadar uzağa giderse gitsin, huzuru hep en tanıdık kapının ardında bulur.
Korkma dünya darsa da, gök üstüne yıkılsa da,
Kulun asıl terazisi haramdan kaçışındadır.
Bir lokmada nefsini boğan,
Bir ömürde ruhunu kaybeder.
Ey gönül!
Bir karanlık çökmüş zamanın üstüne
Tilki, hileyle yürür; çoban, gafletle susar.
Kurdun dişinde gece, pusuya yatmış kader
Bir oyun kurulmuş ki, akıl bile şaşar.
Tilki canından olur, çoban malından
Okuyan, araştıran ve dinleyen bir toplum olmaktan uzaklaştık; düşünmek yerine ezberlerimizi tekrarlıyor, dinlemek yerine kendi bildiğimizi okuyoruz.
Yanlışı sorgulamak yerine ona mazeret üretiyor, hatayı düzeltmek yerine meşrulaştırıyoruz.
Öyle bir hale geldik ki, dürüst insanın sesi duyulmazken; hırsız, uğursuz, ahlaksız ve zalim olanlar itibar görüyor.
Torun sevgisi..
Derlerdi de,
en iyi dedelerle nineler bilirmiş bunun ne demek olduğunu.
Ben de gülüp geçerdim;
"Bilmem ki..." derdim,
Nisa’ya
Nisa,
Adın düşer kalbime bir bahar sabahı gibi,
Gülüşün güneş olur, ısıtır içimi.
Küçücük ellerinde koca bir dünya saklı,
Trenin Peşinden mi, Lokomotifin Başında mı?
Osmanlı neden çöktü?
Sadece savaş kaybettiği için mi?
Hayır.
Asıl sebep, dünyanın yön değiştirdiği dönemlerde değişime ayak uyduramamasıydı.
Tükendi gözlerim seni aramaktan,
Geceye her dalışımda izine rastlamaktan.
Tükendi ellerim,
Sana seni yazmaktan,
Her harfte biraz daha sana bağlanmaktan.
Tükendi yollarım sana varamamaktan,
İnsanı tanımlayan şey çoğu zaman kartvizitinde yazan ünvanı değil, yüzünde taşıdığı ifadedir. Çünkü ünvanlar zamanla kazanılır, değişir, hatta kaybedilebilir. Ama insanın yüzüne yerleşen o ifade; karakterinin, yaşanmışlıklarının ve iç dünyasının bir yansımasıdır.
Bugün toplum olarak çoğu zaman insanların isimlerinin önüne eklenen sıfatlara gereğinden fazla anlam yüklüyoruz. “Müdür”, “Başkan”, “Reis” gibi kelimeler bir anda kişiye farklı bir değer biçmemize neden oluyor. Oysa asıl soru şudur O ünvanın arkasında nasıl bir insan var? Güler yüzlü mü, kibirli mi, adaletli mi, yoksa kırıcı mı?
Bir insanın yüzüne baktığınızda samimiyet görüyorsanız, o kişi çoktan en büyük ünvanı kazanmıştır. Çünkü insanlık, hiçbir makamın veremeyeceği kadar değerli bir mertebedir. Soğuk, mesafeli ve yukarıdan bakan bir bakış; en yüksek ünvanı bile sıradanlaştırırken, içten bir tebessüm en sade insanı bile yüceltir.
Hayat bize şunu defalarca gösterdi: İnsanlar sizi ünvanlarınızla değil, onlara nasıl hissettirdiğinizle hatırlar. Bir selamınız, bir bakışınız, bir gülüşünüz… Bunlar bazen yıllarca unutulmaz. Ama ünvanlar? Onlar çoğu zaman bir kapıdan girerken anlam kazanır, diğer kapıdan çıkarken geride kalır.
Bu yüzden ben, bir insanı değerlendirirken önce yüzüne bakarım. Çünkü yüz, kalbin aynasıdır. Orada merhamet varsa, saygı varsa, dürüstlük varsa; o insan zaten olması gereken yerdedir. İsminin önünde ne yazdığı ise sadece bir ayrıntıdır.
Belki de artık biraz yönümüzü değiştirmeliyiz. Ünvanlara değil, insanlığa değer veren bir bakış açısına ihtiyacımız var. Çünkü günün sonunda hepimiz, yüzümüzde taşıdığımız ifadeyle hatırlanacağız. Ünvanlarımızla değil.




-
Muhsin Yener
-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarAŞK
Aşk her şeyin güzeli değil midir
Aşk tıpkı bir ilkbahar gibi değil midir
Önce baygın gözler gizli gizli konuşur
Sonra aşk kalpte yeşerir
Dudaklar türlü sevda masalları okur
Ve bu hayat tahammüle göre değişir
Sonra biçare aşıkların
birden bi ...
Adım Muhsin Yener.
Şiir yazarım şiir okurum
Şiir konuşurum şiir düşünürümİ
Ülküm kızıl elma turan ülkü südür.
Vatan Bayrak Türk milleti için gerekirse
Dünyanın şah damarını keserim.
Efkarlanınca iki kadeh atarım bazen güler bazen ağlarım.
Önlerden açılmış ...