Ters döner bazen çarkı bu fanî alemin,
Yıkılır sandığın yerden doğar gizli iklim.
Kapanır bütün kapılar, yol biter sanırsın,
Meğer her çıkmaz sokakta Hakk’a varır adımın.
Allah’ım
Beni, sözü kirleten dillerden uzak tut.
İçinde hikmet olmayan cümlelerin
karanlığına düşürme beni.
Dedikoduyla büyüyen kalplerden,
Allah'ın Gözü Üzerinde Olsun
Yolların uzasa da korkma, ey gönül,
Karanlık geceler sabaha eğilir.
Rahmetin gölgesinde yürüsün ömrün,
Allah'ın gözü üzerinde olsun.
Bir insanı tanımak istiyorsanız,
sorduğu sorulardan çok
baktığı yerlere dikkat edin.
Ne okuduğuna bakın,
ne yazdığına…
Neye güldüğüne, neye sustuğuna…
Beni,
yazdıklarımı,
paylaştığım sözlerimi, şiirlerimi
anlamakta zorlananlara,
Bir tavsiyem var yalnızca:
Anlamlı bir hayat yaşamak,
Yanımızdan sessizce akıp giden zamana
Bir an olsun dönüp bakabilmek...
Görmek,
Anneler
Bir ömür boyunca
evladının gülüşünü
kendine bayram bilen
sessiz dualardır.
Arabesk Entelektüeller ve “Geliver Ayvazım Gidiver Tingozum” Hali
Toplum olarak tuhaf bir eşiğin üzerinde yaşıyoruz.
Bir yanımız bilgiye aç, diğer yanımız ise yüzeyde gezinmeye razı. Kendimizi “entelektüel” diye tanımlamayı seviyoruz ama çoğu zaman bu tanımın içini dolduracak sabrı, disiplini ve derinliği göstermiyoruz.
“Arkadaşını söyle bana,
kim olduğunu söyleyeyim” derler ya;
İnsan, aynasını bazen
kendi yüzünde değil,
yan yana yürüdüğü gölgelerde taşır.
Hayat, çoğu zaman bir kumar masasına benzer. Herkes elindeki zarları atar ama hiç kimse sonucu önceden bilemez. Kimi zaman ardı ardına “yek” gelir; yani en küçük, en zayıf ihtimaller. İşler ters gider, umut kırılır, insan kendini şanssız hisseder. Ama hayatın gerçeği tam da burada saklıdır: Zarlar hep yek gelmez.
İnsan, tam da bu belirsizliğin içinde oynamayı öğrenmek zorundadır. Ümitle oynamak… Belki de en zor olanı budur. Çünkü umut, kaybetme ihtimalini göze almayı gerektirir. Yine de insan, hayat kumarını umutsuz oynayamaz. Umut yoksa mücadele de yoktur.
Ve bazen… beklenmedik bir an gelir. Zarlar düşeş gelir. Şans yüzüne güler, işler yoluna girer, kapılar ardına kadar açılır. İşte o an, sadece kazandığını değil, etrafındakileri de görürsün. Kim seninle sevinir, kim uzaktan izler, kim gerçekten yanındadır…
Asıl mesele kazanmak ya da kaybetmek değildir. Asıl mesele , oyunu nasıl oynadığın ve zarlar iyi geldiğinde etrafında kimlerin kaldığıdır. Çünkü dostluk da, sadakat de en çok o anlarda ortaya çıkar.
Hayatın kumarı bitmez. Ama insan, her atışta biraz daha öğrenir: Sabretmeyi, umudu ve en önemlisi… insanları.




-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarÇöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
her taşı,
her sessizliği
denize çıkan bir yol bildim.
Oysa yanılmışım...
Meğer ben,
sulara kavuşmayı bekleyen bir ırmak değil,
sonsuz susuzluğun ort ...