İşlerine gelince İslam’ın tacını başlarına takarlar,
İşlerine gelmeyince dört kitabı bir anda yakarlar.
Kırık testiden suyun sızdığı gibi her yere sızarlar.
Bilinmez ne düşünürler, ne söylerler ne yazarlar?
Bukalemun gibi kendilerini gayet iyi saklarlar.
Ey azgın nefsim!
Hiçbir şey esirgemedim senden,
Dünyayı önüne serdim;
Ne istediysen verdim.
Küçücüktün,büyüdün;
Öyle büyüdün ki,
Dünyanın yüz karası
Devletlerin maskarası
İsrail,
Girsin ülkene
Bir daha çıkmasın
Azrail.
Dalgalandırdı,
Dalgalandıracak
Bundan sonra da
Al-yıldızlı bayrağımı
Çanakkale Boğazı’ndan
İki yol vardır:
Biri hak,diğeri batıl…
Üçüncüsü var mı bilmem,
Birincinin sonu cennettir
Diğerinin cehennem.
Tutup karanlığın en ucundan
Düzeltmek istiyorum kalemin ucuyla
Seher vaktinin avucundan
Su içmek istiyorum sevdiğimin saçıyla…
Denizin en dibindeki yosunun
Sevgi kokar kıyı bucak
Gidince o deli rüzgâr
Açar sevgi,çiçek çiçek
ilkbahar geldiği zaman.
İletişim;
El ile değil,
Kol ile değil,
Gül ile değil,
Dil ile değil;
Gönül ile olur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!