Kalp kırıldı mı viranedir kırana,
Hep”ah”tır ağzından çıkan, duyana!
Dünya bir durak,hayat bir”an”dır.
Kalp kırmak bilir misin ne yamandır?
İflah etmez kıranı…
Felç etmiştir kırık, sol yanını.
Kalbin ağır çalışıyor, ritmi bozuk diye,
Gün verdiler on iki Aralık on yediye.
Taktılar benim yorgun kalbime bir kalp pili
Çözülüverdi birden kalbimin suskun dili.
Başımda pervane gibi döndü oğlum,eşim,
Güneş Ay ve yıldızlar
İçimde biret anıttır.
Çocuk ağlaması,
Kedi miyavlaması,
Köpek havlaması
Yaşadığıma birer kanıttır.
Çığlık!
Bir daha
Bir daha…
Çiçeklerin gözü yaşlı,
Mezarlıklar kalabalık…
Ne zaman bir umut yakalasam sularda
Terk etti beni sular,nereye baksam kar
Bir bergüzar bıraktım sana uykularda
Yaladı yüzümü bu uykularda rüzgâr.
Unutsan da sen beni
Gözlerin aklımdayken
Nasıl unutabilirim ben seni.
Senden evvel bu dünyadan gidersem
Kerem et,unutma beni sevdiğim.
Bir gün aniden sana v(e)da edersem,
Kerem et,unutma beni sevdiğim.
Bak dökülüyor yapraklarım bir bir,
Ben bir bahçıvandım sessiz ve kendi halimde
Çalışıyordum; karnım yarı aç, yarı toktu.
Çok güzel güller yetiştiriyordum bahçemde
Hiç kimsenin canında,malında gözüm yoktu.
Hangi sebeple çıkardın beni işten usta?
Ey ulu hakan Sultan Abdülhamid-i sani!
Çöktü senden sonra Devlet-i Âli Osmanî
Devleti on yıllarca koruyan koca sultan,
Uyduruldu hakkında onlarca yalan dolan.
Benim kim olduğumu biliyor musun?
-Hayır,senin kim olduğunu bilmiyorum
Ama kendi kim olduğumu biliyorum.
Bir garip yolcuyum ben,
Âşık Veysel’in dediği gibi:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!