Eski tadında değil artık tuz
Yoruldu denize koşan ırmak
Kız oğlan oldu,oğlan kız
Bir hüzün düştü toprağın kalbine
Pencereler çaresiz.
Şu üç günlük fani dünyada,
Haram lokma yiyemem.
Kulaklarımı tıkayıp feryada
Adam sen de diyemem.
Yaratana karşı suç işleyemem,
Üç nokta koydum adının sonuna…
Bitirmedim,kalbimdeki aşkını.
Başka bir köşk yaptırmadım yanına
Yıktırmadım gönlümdeki köşkünü.
Okunurken sabah ezanı Varsak’ta her seher,
Geçmeye başlar halk otobüsleri birer birer.
Ezan sesleri motor seslerine karışır,
Günün taze ışıkları dostlarla barışır.
Fark etmez,ister kışın ister yazın
Ölürsem mezarımı derin kazın
Bir gül dikin mezarımın başına
Mezar taşıma hiç gülmedi yazın.
O gül benim gülmediğimi bilsin
Denizin kıyısına kazın mezarımı;
Çünkü ben denizin emzirdiği çocuğum.
Ilık deniz rüzgârı almalıyım,
Yoksa huzur içinde uyuyamam.
Girince kabre ne güneşim kalır
Üzüm gözlüm gel sana bir nasihat edeyim.
Gel gir rüyama oradan hiç geçici olma.
Ben sensiz, renksiz,karanlık rüyayı nedeyim.
Gel beni terk ederek benden kaçıcı olma.
Üzüm gözlüm gel çıkma evde kal sağlıklı kal
Kara gözlerinde
Kara bulutlar dolaşıyor,
Yağmur
Ha yağdı ha yağacak;
Fakat güneş ufuktan
Yine doğacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!