Eylül,
Hüznün diğer adı
Artar sende kalabalıklar
Sokaklara iner yapraklar
Gözyaşımda yüzer balıklar
El sallar gözyaşına kalabalıklar…
Kuşlarda bir telaş bir telaş!
Yüklemişler ağustosu kanatlarına.
Dokunuyor bulutlar,
Gün yanığı saçlarıma.
Akşam kızılı yapraklar,
Ey ırkçı Amerika ! Her yere kurdun bir üs,
Yakalayıverdi seni küçücük bir virüs.
Yanına kâr mı kalır sandın bu yaptıkların,
Dur sen,daha neler gelecek başına yarın.
Üzerime gelme hayat!
Gel,ezme beni!
Sahip ol diline,beline…
Beni ezip de ne geçecek eline?
Doğarsın,
Sararlar yarım metre bir kaputa,
Haydi derler”şimdi aydınlıkta biraz gez.”
Yalnız “şu serbest bu tabu.”
Ölürsün,
Koyarlar iki metrelik bir tabuta,
Ne zaman bir ceylan su içmeye inse
Peşinden boz yeleli bir aslan gelir.
Asaletinin verdiği duygu ile
Hamile olup olmadığını bilir.
Hamileyse yırtıp parçalamaz
İşte geldin işte gidiyorsun ey sevgili Ramazan!
Biliyorum,seneye yine geleceksin;fakat
Bilmem bulabilecek misin beni
Yeniden geldiğin zaman?
Yeniden sothbet edebilecek miyiz?
Yüzüne gülümserken kabir
Nedendir yüreğindeki bu kibir?
Neden kusuyor yüzün öfke ve kin?
Ölüm takmışken boynuna zincir
Ey nefsim!
Ey rüzgâr!
Nasıl esersen es;
Şikâyetim yok senden;
Çünkü kırılan ben olsam da
Kıran benden.
Ah ile vah ile geçti bu ömrüm,
Gök denizden karayel geçmiş gibi.
Hayat içinde bir mutluluk yoktur,
Yâr elinden bir tas su içmiş gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!