Pek karanlık bir gecede korku saldı ölüm
Bir sevda çölünde yüreğime daldı ölüm.
Bir sonbahar günü tam avucuna almışken
Birden açtı avucunu, beni saldı ölüm.
Bir yolculuk var, görünüyor fakat;
Hangi yılın hangi ayı bilinmez.
Bunu engellemeye yetmez takat,
Silinse her şey,kul hakkı silinmez.
Dayan kalbim birazcık daha dayan,
Solmadan mendilimin gül oyası
Rüzgâr gibi tozup gittniz yıllar.
Dökülmeden tenimin doğal boyası
Kaportamı çizip gittiniz yıllar.
Beni yok saymayın,
Ben varım
Ve işte burdayım.
Buraya yalçın dağları aşarak geldim,
Sular seller gibi coşarak geldim
Duman kokuyor bulutlar,
Denizin yüzü kül rengi…
Şarap kızılı beyaz lale,
Veda ediyor umuda,hayale.
Ağaçlar keskin bir tuz,
Şimdiye kadar ben
Hayata yüktüm.
Şimdi hayat bana yük;
Çünkü gölgem
Boyumdan büyük.
Çağlayan idi benim son durağım
Aylar geçti,neden kalkmaz yasağım?
Şimdi o nazlı yardan çok uzağım
Zalim, ayırdın beni nazlı yârdan!
Yakıp savurdun külümü yellere
Corona ,çıkamıyoruz senin yüzünden dışarı,
Evde çocukları zaptedemiyoruz pek haşarı,
Tükettik evde balı, zeytini,peyniri kaşarı,
Terk et dünyamızı be zalim corona.
Selam doğduğun güne ey âşık bülbül!
Ağlama!Bir damlacık kanını emer
Ve senin kanının rengini alır da
Yine de sana yâr olmaz o zalim gül.
Ey gül ne zalim yüreğin varmış böyle!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!