Doğunca ufuktan güneş,
Gölgem olur bana eş.
Güneşsiz havalara olsa da
Ruhum ve vücudum tekil;
Tasalanmak yok;çünkü
Düşme kimliği belirsiz insanın ardına
Seni nasıl bir yola sokacağı bilinmez.
Hasret bırakır seni bayrağına, yurduna,
Kalbindeki kara,kırk yıl yıkasan silinmez.
Lapa lapa yağar yağar kar,
Uçar uçar kelebek gibi uçar,
Bir oyana bir bu yana savurur rüzgâr.
Rüzgârın önünde beyaz bir bulut gibi
Kar…
Ağaçlar pamuktan birer kule,
Dün aynı hedefe koşanlar omuz omuza
“Tahir” diyorlar dün pis dedikleri domuza.
Dişleri dökülmüş de hâlâ bozkurtluk taslar,
Küflü kafasını çakalın omzuna yaslar.
Çisil çisil yağar tatlı bir yağmur
Yağmazsa ne ışık olur ne de nur
Altının olsa bir çuval dolusu
Neye yarar yoksa bir damla su?
Yağarsa,açar çiçekler,uçar böcekler
Varsa cebinde parası
Yanıyorsa çatır çatır sobası,
Yağarken yağmur,
Romantiktir onun dünyası…
Yoksa cebinde parası,
Yağsa tonlarca yağmur başımızdan aşağı
Yarmaz gözümüzü kaşımızı,
Okşar sanki saçımızı başımızı…
Yine yağsa tonlarca kar,
Sanki başımıza kelebek konar;
Ama yirmi beş gramlık kurşun
Geldi bahar;açıldı yaprak
Yağmur tadında kokuyor sarı çiçek
Çekiyor bu kokuyu ciğerine toprak
Bulut parçacıkları örtse de
Ara sıra güneşin gözünü
Kim demiş ben yalnızım,
İnan ben yalnız değilim…
Yalnızlık benim uzatmalı sevgilim.
Giderse yalnızlığım benim hürriyetim;
Ben gidersem yalnızlığım yetim…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!