Yaz, ey yaz!
Biraz daha kal da
Sararmış anılarını yaz;
Ama gidiyorsun işte
Garibanım ya
Acılara,sıkıntılara büründüm,
Geldim dünyaya,
İnsan diye göründüm.
Annem öldü; öksüz kaldım.
Eğildim,büküldüm”vav”gibi
Yerlerde süründüm…
Özgürlüğü okşuyorum bir kuş kanadında
Neşeyi görüyorum bir çocuğun gözünde
Güzel yağmur yağıyor haziran ortasında
Zararlı değildir yaz yağmurları özünde.
Benim derdim Allah’ın rızasını kazanmak emek emek
Senin derdin hapur hupur hiç durmadan yemek,yemek,yemek…
Evladıdır ağacın yaprak,
Ayrılmak istemez annesinden.
Rüzgâr düşüremez yaprağı,
Talep etmedikçe kara toprak…
Yaradan,
Akıl verdi,fikir verdi;
El verdi,ayak verdi;
Göz verdi,kulak verdi;
Bütün bunları vermeyip de
Dünya malı verseydi
Sadece Yaradan’ın önünde eğil;
Gerisi eğilinecek gibi değil.
Bu gönlüm bir deli ırmak,
Akar gider yâre doğru.
Huzur verir gönle uçmak,
Uçar gider yâre doğru.
Ecdadımız,”vatan sevgisi imandandır” buyurdu
İnançsızlar, inançlılar kadar sevemez bu yurdu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!