İstediğin kadar es deli deli ey rüzgâr
Artık kırılacak tek dal bile yok bende
İstediğin kadar tarumar et bahçemi
Artık koklayacak tek gül bile yok bahçemde.
Bir yaz günü karda kaybolanlar nerde gülüm
Ayıramaz bizi yağsa üstümüze ak ölüm.
Fettan bakışlar içinde yıkılıyor saray
Gece ortasında ne gün görünüyor ne ay.
Kurban, vacip hali vakti yerinde olana,
Allah hayırlar ihsan etsin kesen kuluna.
Kurban kesmek cenabı Allah’ın emridir,
Ya Rab, kurban kesmeyen ne kötü cimridir!
Karşı meydanda pazar kurulurmuş,
Dağların zirvelerine kar yağarmış,
Martta üşüyen, kazma kürek yakarmış,
Rüzgâr eser,yağmur yağarmış,
Arap kızı camdan bakarmış
Sevgilinin doksan dokuz güzel adı vardır,
Bunların ayrı ayrı kokusu ve tadı vardır
İçine alır doksan dokuzu lafzatullah
Yoktur bunların içerisinde”tengri” billah.
Göğün denizinde yüzerken gri bulutlar,
Yeşeriyordu zihnimizde yeni umutlar.
Açmışlardı ağızlarını göğe kuşlar,
Dua ediyordu Allah’a dağlar taşlar
Bu sabah yine sıcak bir güne uyandım,
Yüzünü sulara sürterek geçti bir rüzgâr
Baktı ufka dalgın,kömür rengi bir çift göz
Kızgın bakıyordu dalgalara hırçın dağlar
Buldu nihayet sözlerin anasını bir söz.
Masmavi eserken rüzgâr, bu deli rüzgâr
İçtim ben aşkı o yârin gül dudağından
Tanık olurken bu aşka ihtiyar çınar
Yel gibi geçti zaman aşkın odağından.
O gökyüzü, o bulut, o yağmur,o ışık…
Maviden alırım bütün ilhamımı ben,
Mavi alır benim bütün yorgunluğumu.
Mavinin bütün tonlarına vurgunum
Artık ırmaklar gibi akamıyorum,
Göller gibi durgunum ve yorgunum
Bir gökyüzü armağan edelim çocuklara
Mavi,masmavi…
Kimse kurmasın onlara tuzak.
Oyun bahçeleri kursunlar orada
Oynasınlar mavi mavi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!