Dertli dertli n’çin ötersin ey bülbül!
Senin de benim gibi derdin mi var?
Yine mi reddetti seni zalim gül?
Dilerim kırsın dallarını rüzgâr.
Dün hicranımı duyup yâri andım
Şimdiki üniversite mezunu
Gençlerin,zenginlerin ve
Burnu Kafdağı’nda olanların
Hepsinin cebinde birer dev aynası…
Hep ona bakıyorlar.
Gömmüş deve kuşu gibi başını kuma
Kendini güvene aldığını sanır
Sormayın ona dünyanın ahvalinden
Aklını da tatile çıkarmıştır süresiz
Haberi yoktur olan bitenden.
Vururken yüzüme sıcacık güneş,
Yeşil mercan dalların arasından.
Tutsam o yarin siyah perçeminden,
Öpsem iki kaşının karasından.
Yüzer iken havuz içinde sandal,
Ziyaret ettin ya dün beni
Sevindirdin dünyalar kadar
Sevindirsin Rabim de seni
Dilimdeki dualar kadar.
Güzellikler var hep özünde
Bilirim Rabbim sen nicesin,
Yücelerden daha yücesin,
Gören gözlere hep âşikar,
Kahve gözlerini sevdiğim güzel,
Gözüne bakmaya kıyamadım ben.
Kuşatamaz seni ebed ve ezel,
Yüzünde benleri sayamadım ben.
Aşkıyla yolunda yeksân olduğum,
Bir ömür uzayda dolaştı ruhumuz,
Hâlâ da uzaydadır ayak izlerimiz
Göklere dokunmadı ama kollarımız
Neden gözlere diken oldu dillerimiz ?
Akıttığımız gözyaşları pınar oldu,
Neler gelip geçti şu garip başımdan
Doldu taştı hep denizler gözyaşımdan
Yazın, başımdan geçenleri taşıma
Okusun bilmeyenler mezar taşımdan.
Fanidir bu koca dünya fani,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!