Tatlı çocuk,güzel çocuk,şirin çocuk;
Niçin hep feryat edersin,nedir derdin?
En büyük düşmanımızdır bizim nefret ve kin,
Götürür insanı bataklığa en zamansız.
Kabul etmez bunu ne bir mezhep ne de bir din,
Bu bir kalp hastalığıdır ki,öyle amansız.
Yıkar bazen görkemli şehri acı ve zehir,
Kahve gözlerini sevdiğim güzel
Unutup düşmanı güldürme bana.
Bir selamı bile gödermiyorsun,
Gülüm,ne kötülük ettim ben sana?
Seni tanıdığım ay bir ekimdi.
Ceylanın gözünde
İnsanın özünde
Kitapların sözünde
Hep seni aradım.
Dağlarda şehit oldu yiğidim pâk alnında hûn
Oldu elinde vatan haini düşmanlar zebûn
Kavuşunca ilâhi aşka en sonunda Mecnûn
Sen o kavurucu çölde Leylâ olsan ne yazar.
Rüzgarda havalanır etek,
Bakma,bakana bir kötek!
Ah gençlik!
Kurulmuş bir zemberek,
İhtiyarlık akreple yelkovan,
Neye gerek.
Akşam saatlerinde
Otobüs durakları dopdolu,
Otobüsler tıklım tıklım...
Kiminin elinde poşet var,
Kiminin eli bomboş...
Biri diğerine bağırır:
Yıkıldı köprüler,nehir kan kırmızı
Çok uyardım ta ötelerden seni ben
Ben acının oğlu,sen çilenin kızı
Fakat dinlemedin beni, bilmem neden
Görmedin ak’ın içindeki karayı?
Tarayınca ateş,dağın saçlarını
Takıldı tarağa yeşil saç telleri
Bağışlamayınca yağmur suçlarını
Kelepçeledi rüzgâr suçlu ellerini.
Bahçeler bahçeler…
Bahçelerde ağaçlar…
Ağaçlarda dallar…
Dallarda sebzeler meyveler …
Elma,nar,limon,portakal,mandalina




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!