Ala gözlerini sevdiğim güzel,
Aç kapını gül cemalin göreyim,
Bahçemden gül derledim sana özel
Sunayım horozlar öttüğü zaman
Yârimin boyu uzun dal gibi,
Her gelen yıl
Bir çentik attı alnıma…
Aylardan ekim…
Yaşımı sorma bana
Ele veriyor beni
Yaklaştıkça güneş ufka
Uzar uzar altın teller
Ve yürekler daha yufka
Bugün daha titrek eller.
Çiçekler gelir topraktan
Amam aman aman aman!
Hani nerde,nedir zaman?
Yerde midir gökte midir?
Hani nerde,nedir zaman?
İnişte mi yokuşta mı?
Dolaşırken âmâ bir şehrin sokaklarında
Karanlık değdi gözüme aniden.
Karanlık elbiseler giydim
Ve her düğmeye açıldı bir ilik
Dolaşırken karanlığın damarlarında
Her yaşta kadın erkek her insan bir anaya muhtaçtır;
Zira ki ana sevgidir,ana umuttur,ana yârdır.
Çünkü her yaşta her insanın kalbinde bir çocuk vardır.
Anılar, ağardı saçımız evet;
Fakat ıslanmadı toprağımız,
Henüz sararmadı yaprağımız.
Neden çıkarıyorsunuz davet?
Dokuz ay karnında taşır,
Ne cefakârdır anneler.
Bıkmaz geçse de bir asır,
Ne fedakârdır anneler!
Yüreği sanki gökyüzü,
Ne zaman bir ceylan su içmeye inse
Peşinden boz yeleli bir aslan gelir.
Asaletinin verdiği duygu ile
Hamile olup olmadığını bilir.
Hamileyse yırtıp parçalamaz
Hiç ağlamayanlar,yüreği taş olanlardır
Mel’un gibi.
Boğulur ağlayanların gözyaşlarında bir gün,
Hayatında bir kere bile ağlamayan
Ve denizin gözyaşlarında boğulan
Firavun gibi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!